Efulim (Son Yolculuk) / Nuri Tarkan

  Bir salon penceresinin camından görünen güneş ışınları, doğmak isteyen bir güneş. Bütün şavkını dünyanın döşüne olanca isteğiyle doldurmak üzere olan bir güneş. Dünyadaki hiçbir yaşanmışlık veya bitmişlik bu şuâları ilgilendirmiyor. İnadına doğan iğrenç bir güneş. Küçük bir bünyenin küçük gözlerinden sızan bir damla sıkışmış gözyaşında parıldayan, varlığını dayatan bir güneş. Bütün haşmetli dehşetini üzerine […]

Sis / Nuri Tarkan

Sis. Kar. Soğuk. Karanlık. Adam. Hepsi bir. Hareket edebilen bütün canlılar donmamak için soğuktan saklanmış, ya da evlerine çekilmişler. Hareket edemeyenler ise aylardır uykuda, ölü taklidi yapıyor. Adam köşedeki sokak lambasının altında bekliyor epeydir. Nereye gideceğini bilmiyor. Aç bir köpek saldıracak gibi oluyor ama çok soğuk olduğundan olsa gerek kuyruğunu kıstırıp seri bir şekilde uzaklaşıyor. […]

Tanışamadığımıza Memnun Oldum / Nuri Tarkan

Adam anlamsız bakışlarla batmak üzere olan güneşi izliyordu. Güneşin yılgın şuaları dünyaya son ışıklarını gönderirken, adam, oturduğu yamaçtan ufka doğru bütün görebildiği alanı gözleriyle taradı. Garip hissetti kendisini. Sanki kendi gözlerinin arkasına saklanmış, kendi vücudunun içinden bir başkası bakıyordu. Bakan kimdi gören kimdi bilemedi. İşte tam da bu zihinsel karmaşası yüz ifadesine yansımışken yanında duran […]

Kırık / Nuri Tarkan

Anahtarı zıvanaya sokmak için eğildi, kırılmış olduğunu gördü ama kapı zorlanmamıştı, kapının muhtelif yerleri de aniden sıcak suya maruz kalan soğuk bardak gibi çatlamıştı, kapıyı açtı ve içeri girdi, vestiyer de aynı şekilde kırıklar ve çatlaklarla doluydu, ayakkabısını çıkardı yerine koymadan öylece olduğu yere bıraktı, kenarda dik bir şekilde duran keratayı aldı vestiyere doğru umursuzca […]