Vesile / Tuncay Yıldızhan

Bir gülüşünle doğar; O saçaklı güneş dudaklarında. Gam bulutları dağılır; Gözlerimden ıraklara. Nefesin eritir. Gönlüme vurulu zincirleri. Dokunuşların, ölü hücrelerimi diriltir. Ulu bir mucize misali Bin parçaya bölünür. Hayalin düşüncemde. Gecem gündüze çalar. Bu yakamoz bahçesinde. Rotası sana çevrilir; Kağıttan gemilerin. Aşk pusulasıdır; Mülteci dizelerin. Gölgen karanlığı temize çıkarır. Azgın yangınlarım yola gelir sayesinde. Sesin […]

Eşkâl / Tuncay Yıldızhan

Ha bire burnumu çekerim. İçiniz kalkar bilirim. Ama hele bir durun. Şöyle biraz oturun. İçiniz de otursun. Sohbete dahil olsun. Yâr kokusunu özlerim; Saçlarından püfür püfür koşarak gelen Ter kokusunu özlerim; İşinin hakkını verenlerden. Ekmek kokusunu özlerim; Helalinden. Evet, çekerim burnumu derinden; İşte bu sebeplerden. Ah bir de kan kokutmasalar; Cânım toprakları. Kır çiçekleri dururken, […]

Ölümcül İstekler / Tuncay Yıldızhan

Üzerine toprak atılası bir susmak istiyorum. Sessizliğim kır çiçeklerine yurt olsun; Arılar o çiçeklerden sebeplensin; Lâl-ı beşerliyim ağızları tatlandırsın istiyorum. Kanım yoruldu. Canın peşinde koşmaktan; Artık soluklansın istiyorum. Ruhum çoktan soğudu; Alemin hengamesinden. Tenim de zemheriye kavuşsun istiyorum. Beyazlar kirletildi. Bezdirildi renklerin tüm neşesi. Yalnız siyahın fendi yenilemedi. Ey zifiri karanlık! Gözbebeklerime kucak aç istiyorum. […]

Oysa / Tuncay Yıldızhan

Ramazan Seydaoğlu’na.. Hevesim kursağımda; Bırakmıyor soluk alıp vereyim. Hapsolmuş nefesim ciğerlerime, Oysa çocuklar balon bekliyor. İsmin bir avaz uzağımda, Lakin varmıyor söylemeye dilim. Kayboluyor sesim, Sağır sultan diyarında. Oysa çağrım yankılanmak istiyor. Aklım fikrim başımda. Senli fikirler ihtilalin en başında. Delirmek üzereyim bu kargaşada Oysa vicdanım sulhu arzuluyor. Bu iç savaşta. Canım burnumda; Tenezzül etmiyor […]

Af / Tuncay Yıldızhan

Kundaklarınızda cennet rüyaları görürken, Cehenneme uyandırdılar. İmdadınıza yetişemedik. Affedin bizi çocuklar. O pürü pak kundaklar, Kana irine bulanırken Cennet kokularınız, Azgın terde boğulurken, Feryatlarınızı duyamadık. Affedin bizi çocuklar. Çaldığınız o kapı, Vahşete açıldı. Rengarenk şekerleriniz, Sağa sola saçıldı. Velhasıl kelam, Bayramlarınız çalındı. Koruyup kollayamadık. Affedin bizi çocuklar. Ölüm yağarken üstünüze, Şemsiye olamadık bedeninize. Sizler bombalarla […]

Vakitlice / Tuncay Yıldızhan

  Yüreğin cepsiz ve takatsiz. Taşıyamazsın sevgiyi bir başına İyisi mi sev vakitlice. Zira mel’un zaman acımasız Akrep batırdı mı iğnesini, Yelkovan kondurmaz yarana nefesini. Bazı susmalar dipsiz kuyu gibidir. Atma içine güzel suretli kelamları. Körelmesin söz bekleyen hislerin. Bir ses ver. Kavuşsun hissin kağıda kaleme. Hayra yorulsun; Düşünde gördüklerin. Bırak oynaşsın gözbebekleriniz. sevda bahçelerinde. […]

Yüzleşme / Tuncay Yıldızhan

Gökyüzü Yeryüzü Yüz yüze bakar Ortada kambur bulutlar Yürek ağırlığınca hüznü sırtlanırlar Sanma ki o bulutlar sade sana mahsus. Yüzünden yüzüme Sağanak halinde hüzün akar Sarı sıcak bir kahkaha parlar Uçsuz bucaksız çehrende Sırf bu yüzden meydana çıkar Toprak sandıklardan rengârenk danteller Bil ki gülüşünle ayağa kalkar Nadasa bırakılmış duygular. Gökyüzü Yeryüzü Yüz yüze uzaktan […]

Şiircilik / Tuncay Yıldızhan

Kağıdın yarasını kaşıdıkça şair, Oluk oluk akar şiir. Meğer ne keskin olurmuş imgeler. Ve de ne çok ilham birikirmiş içlerinde. İmgeler muhaliftir; Yerli yersiz tüm törpülere. Her biri ayrı ayrı dehlizdir; Kağıdın nazik teninde. İlhamın ömrü bu dehlizlerde geçer. Envai çeşit ima taşır heybesinde. Göz hizasındadır vardığı adresler. Bambaşka hislerle hem hâl olur seyrinde.   […]

Dün ve Gün / Tuncay Yıldızhan

Nefes darlığı çekerdim Şiir yazmadan evvel Bütün pencereleri açsam da Okyanusta yelken olsam da Körpe dudaklar buyurup Şuh soluklar bağışlasa da Kâr etmezdi ciğerlerime Şimdiyse epey bir virgülüm var Eğip bükebiliyorum soluklarımı Dört mevsim üşürdüm En çok da ellerim üşürdü Ateşli aşkları kalemle harlayıp Kağıtlara dert yanmadan evvel Velhasıl Heveslerim saman kağıtları kül etti Ağır […]

Bazıları / Tuncay Yıldızhan

Dudaklardan okuduklarım Uyuşmuyor zihindeki nüshasıyla Anladım ki Temize çekilmiyor bazıları Öylece bıraktım Çalakalem halleriyle Duydum ki Ayrı tellerden çalıyor Bazı kalpler nabızlarıyla Ne yazık ki Hissettiklerini yaşamıyor bazıları Bazı suretler gölgesine özeniyor İfadesizlik bir hayli revaçta Öyle ki Maskeye dahi tenezzül edilmiyor Bu yüzden boşverdim Beyhude çabalamayı Zira olur iş değil Yüzsüzlükle yüzleşmek Deneyimledim Eğilip […]

İfade / Tuncay Yıldızhan

Kalemim kurşun Hedefim aylak bir kağıt Sebebim nefsi müdefa Azmettiricim gönlüm Suç ortağım ellerim Ve üleşmekte vebali parmaklarım Siz sormadan ben beyan edeyim Pişman değilim Evet azılı bir şairim Şiirden hüküm giydim Bilmem kaç kağıt kopardım hayattan Hece hece canlarına okudum Bu da benim vahşetim Bundan ibarettir diyeceklerim Şimdi müsadenizle sükut edeceğim Bu gönderiyi paylaşın:

Sevdakes / Tuncay Yıldızhan

Bu sevda kes’te mutabıkıız Bundan böyle Vücut hudutları çiğnemeyecek Parmaklar keşf edemeyecek En kuytu mahremleri Eller aşk için tutuşmayacak Araya soğukluk girecek Dudaklarımız buluşmayacak Müşterek bir kelamsızlıkta Ağız birliği edilmeyecek Aşk müdafaasında Hayal kurup istikbale Baş ucuna konulmayacak Papatyalar sorgulanmayacak Bir haber olduklarından Başları vurulmayacak Umulmadık cevaplardan Son sözü söyleyecek Çiçekçi kız lugatından Sarı bir […]

Unutuş Öyküsü / Tuncay Yıldızhan

Düşündüm; taşındım. Taşındığım her yere düşüncemi de taşıdım. Derken bir karara vardım. Lakin bu öyle çokta kolay olmadı. Yol engebeliydi; adım başı bir engelle bezeliydi. Defalarca bir şeylere takıldı aklım. Yara bere içinde kaldı fikrim. Yine de yolundan dönmedi aklım. Çekip gitti başımdan. Aldırmadı fikrimdeki yara bereye. Velhasıl bu gönül seyrinde unutmak oldu son durağım. […]

Seni Seviyorum Hitabının İçsel Yolculuğu / Tuncay Yıldızhan

Dizleri titriyordu Yokuş yukarıydı hep yollar Gitmekle bitmiyordu Belli ki açılmıştı aralar Gölgesi soluyordu Dere tepe yarenlik etmekten Yolluğu bitiyordu Yolculuk vuslata ermemişken İstikamet vuslata doğruydu Levhalar tutuyordu seyrin defterini Dilin sırtında sürdürüyordu Bu zahmetli yolun kalan mesafesini Nihayet buluyordu Adımların devir daimi Kapıya varıyordu Yorgun bir seviyorum seni Dudaklar karşılıyordu Aşkın cümlesini Sefalar getiriyordu […]