Kül Kafes / Vagif Sultanlı

Neyle uğraştıkları anlaşılmayan, paçavralar içinde birtakım insan kavrulup yanmış toprağın bağrında – küllükte eşeleniyorlardı. Üst başları gibi yüzleri de kül rengindeydi. Ara sıra kafalarını kaldırıp soğuk, ilgisiz bakışlarla etrafı inceliyor, sonra yine küllükte debelenmeye devam ediyorlardı. Az ileride ufuklara kadar sıralanan kül tepecikleri göze çarpıyordu. Durup küllükte debelenen bu insanları epeyce seyretti. Onu görmüyor, duymuyor […]

Vatan / Vagif Sultanlı

Köpek bir zamanlar koruduğu bahçenin yanında durup bekledi. Hayatının en güzel yıllarında koruduğu bu ev, bu bahçe şimdi onun için dünyanın uzak, ulaşılmaz bir meskeniydi. Üç gündür aç idi; hangi kapıya ayak bassa onu kovuyorlardı; kendine yuva, sığınacak bulamıyordu. Sokağın sonundaki kötü koku yayan karmakarışık çöplüğü burnu ile birkaç defa kurcalamış, ama birşey bulamamıştı. Tembel […]

Serap / Vagif Sultanlı

Yılаnın tıslamasına diksinip ayıldı; farkında olmadan oturduğu yerde onu uyku tutmuştu. Bir аn için nerede olduğunu anlamaya çalışmış olsa da bir türlü bunu hatırlayamadı, ancak tekrar tıslama sesini duymuş olması onu kendine getirdi ve tamamen uykusunu kaçırdı. Aklına ilk gelen çocuğu oldu ve derhal dikkatini çadırın yukarı köşesine doğru yöneltti; yılan çocuğun ayağının üzerinde olduğu […]

Ada / Vagif Sultanlı

…Alkış seslerine irkilerek gözlerini açtı. …Alnını, gicgahlarını soğuk ter basmıştı. …Kulakları uğultudan sızlıyordu. …Nerede olduğunu, sesin nereden geldiğini kestirene kadar bayağı geçti. Ses  saraydan geliyordu. …Karanlığın gelmesinden haberi olmamıştı. Pencerenin o tarafından, zifiri boşluktan her gün tekrar eden o uzun, yorucu gecenin azapları hissediliyordu. …Alkış sesleri rüyalarına girdiğinden beri akşam olmasını istemiyordu. Uyuyup o dehşetli […]