“Şehadet Ederim ki…”  / Ziya Doğan

Andrey… Matematik yüksek mühendisi. Ülkesinin en saygın şirketilerin birinde üst düzey yönetici. Bugüne değin eğitim, tatil ve iş seyahatleri için onlarca ülkeyi gezdi. İş birliği görüşmeleri yapmak için bu sefer Konya’daydı. Ne olduysa Konya’da geçirdiği o ilk gecenin sabahında oldu. Türk şirketinin yetkilileri yılbaşı öncesi Andrey’in yöneticisi olduğu şirketi ziyarete gitmişti. Havaalanında misafirlerini karşılayan Andrey […]

Gazete, Gazeteci ve Gazetecilik / Ziya Doğan

Türkiye’de 1961’den beri “10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü” kutlanmaktadır. Bu vesile ile bu güne dair düşüncelerimi ifade etmeden evvel, hakperest gazeteci dostlarımın günü kutluyorum. Günlük olayları sonsuzluk çizgisinde yorumlayıp okuyucuya ulaştırma aracına; gazete, bu olayları yorumlama, bir tek çizgide toplayıp özetleme, ruhlara ebet ve edep mührünü vurana; gazeteci, yalan, iftira ve acıklı olayları tablolaştırarak Hakka […]

Çocuğum Depresyonda mı? / Ziya Doğan

İlkokul birinci sınıfta okuyan oğlumun sınıf öğretmeninin oluşturduğu WhatsApp grubunda bir öğrenci velisi annenin feryadı; “Arkadaşlar lütfen çocuklara vurmama konusunda uyarılarda bulunalım. Çünkü benim kızımın bu şikayetleri artıyor. Hocam, rica etsem bu tür davranışları sergileyenlere caydırıcı cezalar verseniz. Çünkü ben kıyamıyorum. Eve gelip ağlıyor. Daha okul yeni başladı, hırçınlıklar çok çabuk ilerledi.” Bir başka öğrenci […]

Hangisi Sizsiniz? / Ziya Doğan

Dünyanın hemen hemen her yerinde üç tip insana rastlamak mümkündür. Bu tipler; veresiye, peşin ve alacaklı yaşayanlar. Bu insanlar, birbirleriyle karakter ve mizaç yönlüyle zıt oldukları için anlaşmaları da ortak paydada buluşmaları da imkansızdır. Sırasıyla bu birbirine karşıt üç tip insanları kısaca tanıyalım. Veresiye yaşayan insanlar; sonuca hemen ulaşayım, hemen alayım, bedeli erteleyeyim hırsında olanlardır. […]

Ramazan ve Hatırlattıkları / Ziya Doğan

Üstat Necip Fazıl, Sakarya şiirinde insanı suya benzeterek, “insan bu su misali, kıvrım kıvrım akar ya” der. Ben de insanı değil ama zamanı yani hayatı akan suya benzetiyorum. Akrep durmadan yelkovanı kovalıyor. Mevsimler birbirinin peşini bırakmıyor. Kış.. yaz.. ve tekrar kış.. Tıpkı insanın yaşadığı duygular gibi.. Hepsi birbiri ve ardı sıra.. Müthiş takip, muazzam bir […]

Ey Yolcu / Ziya Doğan

Unutma, bu yazıyı okuyorsan eğer yolculuktasın ey yolcu! Yolcuyuz aslında hepimiz… Ruhlar âleminden anne rahmine, anne rahminden dünyaya, oradan kabir âlemine ve son yolculuğun berzaha. Hep bir misafirlik durumundasın en son durağa ulaşıncaya dek… Ne ilginçtir ki “yolcu” olduğunu bildiğin halde hâlâ örümcek ağı misali sahte yuvalar örmekle meşgulsün. Hiçbir güç seni, sonu hazin veya […]

Dayan Yüreğim, Dayan / Ziya Doğan

Biliyorum, zorluklar çepeçevre sarmış seni. Bakışların donuk, gözlerin yorgun… Dilinde hasret türküsü, ayaklarında hüzün bukağıları… İçin çöllerden daha kuru, özün şelalelere hasret.. Hicran türküleri nota nota can dudağında, adaletsizlik yiyip bitirmiş seni… Kalmışsa son bir dem takandın eğer; Dayan yüreğim, dayan! *** Devir, yalan uydurma devri. Çevre kadar ruhlar, ağızlar, gözler, düşünceler, ameller ve niyetler […]

Sen Gidince / Ziya Doğan

Gördüm seni, sen giderken.. Gördüm… Hiç kapatmamalıydım göz kapaklarımı. Silinmemeliydi o resmin gözlerimden.. Ve o an, seni, evet, seni gözbebeklerime kazımak isterdim..  Sonra nereye baksam, nereye dönsem sırf seni görebilmek için… Sen gidince, amansızca acıdı canım. Çekildi tüm hücrelerim.. Ve damarlarıma nasıl da yalvardım, nasıl da yakardım.. Çatlamasınlar diye… Sonra ağrılar.. en acımasız sancılar saldırdı […]

Ruhumdaki Ses ve Unuttuklarımız / Ziya Doğan

Aylardır ruhumdan gelen sese alıştım. Onunla dost oldum, arkadaş oldum. Çünkü bana, unuttuklarımı hatırlatıyor. Çünkü bana, kendimi bulabilmem için rehberlik ediyor. Kalbimden terennümler yükseliyor dudaklarıma, dualar eşliğinden… Meltemler esiyor ruhumun bahar ufkundan, çöle dönüşen yüreğime… Nice sevinçler, nice sancılar, nice ahlar ve nice kederler sökün ediyor kalbimin bam telinden. Geçmişte bıraktıklarımı hatırlamaya çalışıyorum çaresizce… Zira ben […]

Yaş Kırk! / Ziya Doğan

 “Ömür” dediğin şey ezanla sala arası.. Bu kısalığın içine sığdırılan onca hüzün, onca mutluluk ve sayısız planlar… Ya hiç bitmeyecek sanılan sevince, acıya, umuda ne demeli? Galiba siyahların beyaza, beyazların da siyaha büründüğü değişim, kırk yaşında başlıyor. Zamanla olgunlaştırdığını daha iyi anlıyor akıl sahibi insan. “Akıl yaşta değil baştadır” sözünü doğrularcasına… Yaşadıkça yaşlandığını, yaşlandıkça da öğrendiğinin bilincine […]