DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Kaybolan Akisler / Hacer Ertürk

Aynadaki suretimden kaçarken
yakalandım sana…
Koşarken hayatın dar koridorlarında..
Müphem çizgiler arasında, yaşanmışlıklar.
Asimetrik bir hayatın yorgun yüzü
Yaşadığın labirent,
Vaveylası ayuka çıkmış
Ellerinde iz yapmış demir parmaklıklar
Kendine oynuyorsun,
Ne kadar da aptalsın…

Bir nevbahar, suzi dilara,
Ve mahzuni bir suret
Aynalar ah aynalar
Ah şimdi Üsküdar,
Çiseleyen yağmur,
Katibimin uzun setresin de çamur
Karşıya geçmeye çalışırken
Kaybettim kimliğimi buharlı trenin
Banliyö seferinde
Kaybolmuşluğumu sorarken
Ve ararken samimiyeti bulmuştum seni
Ne güzel gülümsüyordun yorgun çehreme
Keşke hep gülümsüyor olsaydın.

Ucuz romanların ilginç karakterleri gibi
Hayat…
Müstehcen bir yanılsama
Makisane bir bakışta arsız akis…
Suyu çekilmiş bir değirmene su taşımakla
Geçti ömrün…
Ne zaman öğrenecektin
Değirmenin böyle dönmeyeceğini
Roman yazıyorsun yine
Baş karakter yorgun ve bitkin
Vazgeçtim ,geçtim, gittim…
Aksimi, yağmalıyor kırık çizgiler
Ve rölyefler
Gölgeler gölgeler
Aynaya bakmaktan vazgeçtiğim gün
Aşık olduğumu anladım.

Bu yazıyı paylaş:
Bu yazarın toplam 19 eseri bulunmaktadır.

Yazarın Diğer Yazıları

Cazibe / Hacer Ertürk

Bütün yağmurların sessiz ağlayışıdır benim adımlarım. Her adım attığımda, damla damla bir duvar örülür göz bebeklerime, Ağzını bıçak açmayan paslı bir teneke gibi Tetanos yarınlar Isırgan otu, toprağına zimmetli ise eğer, Çiçekler topraktan vazgeçer. Ve toprak ısırgana mahkum… Toprak bir avuç baldıranla kum Yağmurların öfkesidir gök gürültüsü Her çaktığında kırbaçlanır bir ihanet Herkes cennete aşıksa […]

Bu yazıyı paylaş:
Kül Kokulu Bir Bayram / Hacer Ertürk

Gönülçelen hercai, bozkırlara mı daldın? Kokunu gönder bana,gül olayım bayrama Bakıp geçen firari,dağlara yar mı oldun? Kervanı gönder bana, yol olayım bayrama. Bir bayram neşvesine karışırsa kasvetin Senki tuba dalısın, ömür denen servetin Ellerimi tutar mı gidecekken nedretin Gönlünü gönder bana dil olayım bayrama. Yakınıma uzaksın uzağımda gizlisin Senki meftun akşama hem sazlı hem sözlüsün […]

Bu yazıyı paylaş:
Şiir mi Yazarsın Meczup, Merteği Tanımadan / Hacer Ertürk

Adam boyu sevdalardan geçtim ben Geçtim dünyalık zamanlardan Bir adım boyu uzak aşk diyarından Dört “elif”miktarı çektiğim ızdırap Fani bakışların baki aldanışı Ümmi sevda peygamberiyim “Kaf “”Sin”e aşık olmuş alfabemde Şeddeli kelimeler şiddetle canımı yakıyor Mahreçli harflerin boğazda kalan tınısıyım Cezmin cezbedici tutuklusu … Okunmuyor lehçesi ama makamı aşk…. Bırak fani dünyanın geçici duraklarını Ben […]

Bu yazıyı paylaş:
Hercai Menekşem / Hacer Ertürk

Sahra’da yürüyen Ceylan’a izsin Söyleyemem saklı yüreğe gizsin Notamda çınlıyan sesimde tizsin Umuda söyle de matemi silsin Hercai bu aşkı eller ne bilsin? Yazılmayan şiir, söylenmeyen söz Azade ruhumu tutuşturan köz Boş kalan çerçeve de sevdalı poz Kör olan gözümsün lal olan dilsin Hercai bu aşkı eller ne bilsin? Dalda çalı kuşum, ah bir uçarsan […]

Bu yazıyı paylaş:
Nermina (Bosnalı Kadın) / Hacer Ertürk

Bir şehir yorgunluğu var intihar gözlerinde bir acı düğüm düğüm sızıyor göğüs kafesinden Ağlıyor musun yoksa, Nermina Bir acı kan tükürüyor yerlere Özledim ağlayan martıları Hayalini gömerken derin sularına ömrümün Özledim Kırlangıçları özledim leylakları Pinhan duyuldu Nermina Aşikar oldu sevda Gül hatmi kokuyor her yer Hederim kederinde, deli değilim dedim ya Aşığım aşık… Toplasan Nermina […]

Bu yazıyı paylaş:
Aşk Sapağı / Hacer Ertürk

Çiçeğini aldatmayan ağaç,  her mevsim aynı   yemişi veren sadık çiçek,  akdin önemini sadece söz veren bilir.  Sadıklar her mevsim güneşi doğrular, sadık meyveler gibi. . . Bir nem değer toprak kokulu gökyüzüne, sızlar burnumun sütunları,  tam koklarken zamansız frizyaları. Burnuma bir nem değer gözlerimin kışkırttığı, ah toprak kokulu frizyalar, özledim yine ağacın dibindeki gökyüzünü… […]

Bu yazıyı paylaş:
 Damgalı İzler / Hacer Ertürk

Sadece sen eskitiyorsun eskiyle kendini, aynı adrese kilitleniyor tariflerin aynı kapıyı açıyor çilingir cümlelerin eksilenleri kimse koymuyor geri maziyle dertleşiyorsun. diken diken bir kin, öfkenle sarmaş dolaş dert azaltıyor herkesi mühürlü ve damgalı izleri sildiğini zannediyorsun kendini siliyor izlerin farketmeden… hatırladıkların kör etmiş zihnini dündesin hala… önünü göremiyorsun şimdi. ömür ağacına çakılan yaş çivileri yürüdüğün […]

Bu yazıyı paylaş:
O Sensin / Hacer Ertürk

Şarabı sorsalar, adını derdim İrem’in bağında üzüm gibisin Anzerin balına tadını verdim. Arı süt mayası özüm gibisin Gönlüme taht kuran hüzün gibisin Üşüyor hasretim,sahrap donuyor Isınmak ne mümkün buzum gibisin Karardı yıldızlar, mehtap sönüyor İsli lamba alevim sızım gibisin Gönlüme taht kuran, hüzün gibisin Sormadın mevsime tufanın neden Kışları giyinmiş yazım gibisin Sahafa nagehan, ahşap […]

Bu yazıyı paylaş:
Pazar Mülahazaları / Hacer Ertürk

Günaydın dostlar güzel bir pazar gününden hepinize merhabalar,  bu hafta biraz sorgu,  biraz analitik biraz da kritik yaptık. Kahvaltılar yapılmıştır muhtemelen hadi alın çayınızı kahvenizi dertleşelim biraz, Neyiz ne değiliz? Nereden geldik nereye gidiyoruz? Yorumlarınızı bekliyorum Selamlar   ZAMANIN KARNINDAKİ NUR   “ZAMAN MEKAN TANIMAZDI İNANCIN CELLATLARI, YENİLMİŞ EKİN PARÇALARI GİBİ SAVRULACAKLARI GÜNDEN HABERSİZDİLER ÇÜNKÜ. .. […]

Bu yazıyı paylaş:
Yüzünde İki Çift Nakışın Vardı / Hacer Ertürk

Tutuldu neyleyim bu deli gönül, Yüzünde iki çift nakışın vardı. Bağrıma saplanan ok mu hançer mi? Yerle yeksan eden bakışın vardı. Fırat kıskanırdı eğer görseydi. Yüreğe öyle bir akışın vardı. Anneyi arayan o çocuk bendim, Cami önlerinde seni dilendim. Ölüme çağırsan koşar gelirdim. Bir katre alev de seni severdim. Yüzünde iki çift nakışın vardı. Yüreğe […]

Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir