DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Ayrılmaya Devam / Baki Demirtosun

Sevgilim ayrılığımız başlıyor
Çekidüzen ver gözlerine
körpe etler
kompostolar
Gereği düşünülmemiş kilolar
Nerden baksan orta yerinden
kopacak belin ..
Cümlemize haram ettiğin gülümsemeler
Çakma kirpikler
Kaş göz yapmalar
Ne şu ne bu
Bunlar sıfır derece bahaneler ..
Balla yıkanmış olsa memelerin
Baş yerden meşin minderin
Sekiz on yaşın olsa
Bir ayrılık fatih bekliyor şurda
Biraz kör bir yer
Biraz kural dışı olsa da ..
Biliyorum ta kalbime değmiş kalbin
Yürümüş öyle boyuna
Sonra kem diller yavuz gözler
Yerden göğe ün yapmışız
Kulağına geliyor insanın
Bakkalın manavın başka işi mi var ..
Sevgilim içimdeki sular bulanıyor
Dudağımda sapsarı bir sessizlik
Bu aşkın civatası gevşedi
Üzülmüş sana anlatmaya geliyor sesim
Manuel Valaderes’in attığı dayağı anlatır gibi ..
Bir yanım at sürüyor
kahraman mı kahraman
Bir yanım ağlıyor
hıçkırıklı mı hıçkırıklı
Bir yanım din iman tanımıyor kafir mi kafir
Yardım et altından kalkalım bu belanın..
Çaresizlik dalı
Sözün meclis icadından beri yalanı
Kuru iftira yarışı
Nerden baksan ayrılık
Halbuki tutuşmak gerekiyor
Öpüşmek
Gözlerine dalıp ukulele çalabilmek gerekiyor
Belki de bugünlerde yapılacak en delikanlıca şey bu ülkeden çekilmektir…
Bilirsin ayrılık öyle her adamın işi değil
Yanına oturunca gördüm
Şam’ı İran’ı ..
şair Dedem Yunus’u ..
Haberlerim vardı sana
Sigortalı bir iş buldum
Küt kesilmiş bir sessizlik
Sonra sana diyecektim ki
Sen gidince yirmi sene ağlarım
Bizde böyle kuzum diyecektim
Saçının bir teline dünyalar bağlarız sevdiğimizin
Diyecektim ki konuştuğumuz bir yer değildir aşk
Olsa olsa yenildiğimiz bir yerdir
Oturduğumuz masanın beline çıkıp
Aşk yanlış anlaşılsın isterim
Bir yalnızlığın bir yalnızlığa yanlışı diyecektim
Sevgilim bütün bunlar bir yana
Sana gelince sana gelinmiyor ki
Allah’ım nimetlerinden bir nimetsin sen
Kuran’da da geçiyor bahsin
Bilemedim ismail mi desem baht mı ..
Sevgilim insanlar gibi ayrılık da ölümlüydü
Bilsen ne tekmeler savuruyorum beline
Dayanamaz onca kahra..
İşleri toparlayınca
Şöyle karşılıklı oturalım yine
İstesek otururuz hatta çay bile içeriz
Belki takılıp düşerim anlattıklarına
Ama sen anlat ben yaman erim
İncinmem bir iki kırıkla
Tenim görsün kast sistemini
Hiç hiçe kıyılsın içim iyice
Barbar bir ağzım var
Taze çekilmiş sancılarla
Hişt desen telef olurum karşında
Bu gidişe 41 kere maşallah..

Sevgilim cümle alem bilir
Klasın sözcük karşılığı
Sırtı çatırdayan ihtiyarları tamir ihtiyacı
Bir çiçeğin bir çiçeğe örneği
Sen balkona çıkınca başlıyor
Şimdi merak eden olur
Nedir bu aşk denen melun
Deprem yok da evim neden yıkılıyor, der Mahsuni
Bana kalırsa malzemeden çaldı müteahhit
E bizim kiracı emekli albay icat etmedi ya ayrılığı
Tüfeğe saçma süren ellerin işi bu
Yoksa ben ne anlarım karşında durmayı
Sabaha akşama zor çıkan adamım ben
Babam eşek bilgisi yok sende derdi
Tabi ben de 8 artım var hayat bilgisinde diyemedim
Turşu ederdi adamı babam
Bildiğini tutamazdı ellerinde
Hiç ummazdım ama
Az bıçak atmadı hatıralarıma
Bu ayrılık da ta ordan
S harfinde sıkışıp kaldım yıllarca
Sonra, bekle sonraya daha gelmedik..
Allah’ım çalıştır biraz şu Mikail’i
Irmakları bizim evin önünden hiç geçirmiyor
Bilmem denizinde susup kalmış
Ayrılık tartacağız ortada can yok..
Ceza verdi yine matematik Öğretmeni
Cehennemde hesabımdan düşürülsün lütfen
Olmaz öyle bedava
Sevgilim görüyorsun ya göğsümüz inşaat
Şeytan çelik gibi çalışıyor
Soyu sopu kurusun kahpenin
İlkokul dörtte girdi aramıza
Masalımdan çıkıp geldi bir peri
Sonraları tutunamadım bir türlü
Ortaokul terk yürüdüm hep..
Ben sana şerbetli
Geleceğine kura şansı
Ben tastamam 78 kiloyum
Türkçe Kürtçe İngilizce Fransızca sövebilir
Seninle mutfak savaşında dövüşürüm
Çengel çalışır
99 yazında neyse boşver onu şimdi ..
Of ayaklarımı nereye uzatsam devlet
Şunu götürüp gezdirin biraz
Hayat oturmakla biter mi
Aslında herkes otursun biraz
Kimse tanınmıyor ayakta..
Sevgilim bahsi açıyorum
Açık konuşalım
Kapalısında nefes alamıyorum da
Mecbur havalı çıkacağız burdan
Kriz masada kaldı dedirtmem
Gerekirse kendimi, yok seni Nil’e atarım
Günbegün nur
Ben geneli kursakta kalan
Su mu desem haşhaş mı
Ses et ey coğrafya ..
Bu arada kime boyattın dudaklarını
Oyuna sonradan girmekte ne
Farkındayım saat dört yönünde fena düştük
Parçamızı bulan getirsin
Bugün değilse yarın ,
saniyelerin Allah’ına giderim
Yollar bozuk
Belediyeler devrik
Bu sürat atları öldürecek..
Ama da açıldı alnında kurnalar
Bunca şeyi nerde sakladığın artık aşikar
Ey buralarımda hep hazır
Ey bertaraf eden yüksekler
Ey kural gereği bir yerleri hep yasak
Ey bahsi geçen ev
Ey güneşler ve sevgilim
Sen ki uzayıp ayrılmayan çıkış
Yakınlar yakınım
Bu bahsi kapatıyorum
Ayrılmaya devam ..

Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 12 eseri bulunmaktadır.