DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Antik Rüyalar Alemi: Çin / Yusuf Kazak


En aç ruhlar ve en klas kulaklar için dünya, kocaman bir senfonidir. Dünyadaki her dağ, her orman, her nehir ve her şehir, bu senfoninin yaydığı melodilerin en eşsiz noktaya ulaşması ve büyüsüne büyü katması için harıl harıl çalışırlar. İnsan; dağlardan, ovalara ve gönüllere şırıl şırıl akan berrak bir su gördüğünde, nasıl ki bunun hangi esrarengiz kaynaktan fışkırdığını merak ediyorsa; aynı şekilde bu melodilerin de hangi sihirli derinlikten yayıldığını merak eder. Bu yönüyle, bu sihirli melodiler senfonisine şeflik eden topraklar, insanı antik rüyalar alemine sokan Çin topraklarıdır. Bu topraklarda, en uyanık zihinleri dahi bir çırpıda uyutabilecek sarhoş edici melodiler eşliğinde dalınacak antik rüyalar, en az Çin Seddi uzunluğundadır. İnsan, rüyalara daldığı an kendisini bir ‘Ejderha’nın üzerinde bulur. Ejderha, ilk olarak bilgelik ve ölümsüzlük iksirinin yapıldığı ve çokça tüketildiği Kunlun, yani Ölümsüz Periler Dağı’na uğrar. Burada iksirini içen ve yönünü aydınlatacak öğütler alan antik yolcu, bu kez ejderhası ile Çin topraklarının devasa yeşilliklerle kuşatılmış dağlarına uğrar ve burada, Yeryüzü ve Gökyüzü Cemiyeti’nin sakinleri ile buluşur. Gizemler ve gölgeler içerisinde yaşamanın, en ulu gösteriş olduğuna inanan bu topluluk içerisinde, kutsal suda yıkanmışçasına bir lotus çiçeği gibi açan yolcu, fazlasıyla hikmetli bilgi ile donanmanın muhteşem huşusuyla yolculuğuna devam eder. Bu safhada, evrenin yaradılış sırlarının aktarıldığı 5 Element Dağı’na yol alır. Burada, dinginliğin ve huzurun nirvanasına erişen seyyah, insanın, bu 5 element üzerinde şekillendiğini ve bu 5 elementin özüne temas etmekle, ruhundan 5 ayrı sonsuzluk geçidi oluşturabileceğini görür. Bu dağda bulunan Bilgeler Meclisi, kendisine Yin ve Yang mührünü takdim eder. Gezgin, artık özel ve seçilmiş kişi olarak takdis edilmiştir. Hayallerini bile afallatan bu yolculuğun her anında, antik bir kaynaktan yayılan sarhoş edici Çin musikisi ile yol alan gezgin, bu kez, bu, her ezgisiyle insanı rüyalar alemine sokan melodilerin derinliğine ulaşmaya karar verir. Kendisini apansız olarak bambular aleminde bulur. Gezgin, bambuların ortasında gezinirken; ejderhaların gökyüzünden fırlattığı sayısız inciler içerisinde oturmuş ve gözlerini kapatarak bambudan yapılmış antik çalgısıyla sonsuzluk yayan bir kadın görür. Bu manzara karşısında inciler içerisinde bayılan yolcu, gözlerini açtığında, kendisine armağan edilmiş bir antik mızrap ile ejderhasıyla sonsuz kızıl ufka ilerlediğini görür. Devasa dağların bile dayanamayacağı bu imtihanvari yolculuk sonrası epeyce bitkin düşen gezgin, ölümsüzlük sırlarının barındırıldığı Çin şifalı bitkicilerinin yurduna uğrar. Burada hanedanlık saraylarında ağırlanır ve ziyadesiyle esenlik bulur.  Bütün bu maceralarda gezgin, adeta düşsel ziyafetlerde ağırlanmış ve kana kana öte dünyanın iksirlerini içmiştir. Ejderhasının onu uçurduğu gibi, düşlerini de uçuran yolcu, sonunda tıpkı bir Yeşim Taşı gibi kıymetlenmenin, parıldamanın ve sırrı çözülememenin mertebesine ulaşmıştır.

Bu yazıyı paylaş:

One thought on “Antik Rüyalar Alemi: Çin / Yusuf Kazak

  1. Bir yazı okumuyor adeta çin rüyasının içinde yaşıyordum. Müthiş bir zevkle okudum. Kalemine ellerine yüregine sağlık Sayın Yusuf Kazak.
    Bir çırpıda okunacak akıcılıkta okuyucuyu alıp başka yerlere götüren şahane yazılarının devamını diliyorum. Allah muvaffak etsin!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 2 eseri bulunmaktadır.