Barış Dilencisi Bir Suçlu / Ömür Karakaya

Güzelce kararlar verdik, düzmece defterlerde.
Ve sola yatıktı kalbimizin sürekli nükseden sancısı.

Bir sehpa üzerine koydular hakim beyi “Sorgula” dediler savcıya, hakimi! Değişmez gerçeklikti onlarınkiler gözleri kapalıydı… Sonra eli arkasında bir adam: Yargıla! Dedi, savcıyı göstererek. Biz sürekli yargılı, hiç kimsenin haberi olmadan; hem de herkesi yargıladık. Belki polis tutanaklarında adımız geçmedi ama biz de oradaydık. Hem de herkesin ortasında, öylece kimse görmeden.

Ve çıbandı kalbimizde gece-gündüz öten tamahkar. Aklımızda sevda naraları, birkaç fikir dilimizde. Sadece bir şeylere karşı çıkarak ortadaydık işte olanca sizliğimizle. Çok kan döktük zihinlerimizde ki çatışmalarda.

Ve biz çocuk,
oyuncaklarda kan kokusu.
Güzelce kararlar verdik, düzmece defterlerde.

Ve sola yatıktı kalbimizin sürekli nükseden sancısı.
Biz barış dilenen küçük insanlardık.
Bize cahil diyenlere, herkes cahildir cevabını vererek.
Biz bellemiştik,
Toprağı babamız,
Çiçekleri sevdamız olarak.
barış dilendik,
Toprak aralarında, ve arısı çıkmış bal kovanlarda
ne… bileğimizi bükemedi,
hiçbir hasrete karşı yaşlı ağaçlar(!)
yaslıydı gönlümüz biz sevdayı, uğrumuz bildik. İstemezdik ölümü
gömülseydi keşke siyahlar derdik, parçaya bin pişman…

Güzelce kararlar verdik, düzmece defterlerde.
Ve sola yatıktı kalbimizin sürekli nükseden sancısı.

Biz bir edip,
bir yolcu,
bir nüktedan.
bir ülkeydik işte oradan geçen..

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir