DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

İlla Kutlayacaksak / Güler Demirhan

Kimseyi acıtmadan kutlayalım babalar gününü!..

Var olan babamızı, babasını kaybetmişlerin gözüne gözüne sokmadan, nispet yapmadan, can acıtmadan…
Sessizce kutlayalım…

“Tok açın halinden anlamaz.” sözü maalesef insanlar üzerinde vücut bulur, bu sembolik özel günlerde.

“Ne yani babası olmayanlar varsa ben de mi kutlamayacağım bu günü?” demek yerine.

“Çok fazla ifşa etmeden, babamla boy boy resimlerimi bugüne has her yerde sarmaş dolaş paylaşmadan, sessizce kutlamalıyım.” denmeli…

Babası olmayan minikleri düşünerek, babası olmayan yetişkinleri düşünerek, çocuğunu toprağa vermiş babaları düşünerek, Şehit babalarımızı, baba olamayanları yani bütününü düşünerek hassas davranmak insanlık görevimiz.

Kimseyi garip veya -o güne has- toplumdan dışlanmış hissettirmemeliyiz.

Yoksulun yanında malından varlığından bahsetme, çocuğu olmayanın yanında çocuğunu göze sokarcasına öpüp sevme, anne babasını kaybetmişlerin yanında incitircesine, anne babanı öpüp sevme veya göze sokarcasına anne babanla olan mutlu anlarını paylaşma, ailesi dağılmışın yanında aileni onun gözüne gözüne sokma dillendirme, der eskiler.
Bu inceliktir, hassas düşünmektir, toplum olmanın, birlik olmanın gereğidir.

Yıllar önce anneciğim hayatta iken, her anneler gününde annemin gününü kutlar, ona hediyeler alırken çok mutlu olduğunu görür ben de mutlu olurdum…

Fakat hemen annesi olamayan arkadaşlarım tek tek gelirdi aklıma, onların burukluğunu yaşardım yüreğimde. Zaman geçti annemi kaybettim, hem de anneler günü gölgesinde, bir mayıs ayı ortasında… Sonra ki anneler gününde, o eski günlerde annesiz arkadaşlarımı düşünüşüm ve o burukluğum aklıma geldiğinde, bunun çok yetersiz bir empati olduğunu bizzat hissettim.

Şükür ki çok göze sokmadan kutlardım anneciğimin gününü.

Kayıp yaşayanlar için bu özel sembolik günler, çekilmez bir buhrana dönüşüyor.

Biz anneler günü, babalar günü, akrabalar günü, çocuklar günü ne dersek diyelim hepsini toplamda bayramlarda yaşıyoruz zaten, birliği beraberliği bayramlarda daha yoğun hissediyoruz.
Kayıplarımızın yokluğunu da acısını da bayramlarda yoğun bir şekilde yaşıyor, mezar ziyaretlerimizle yüreğimizi hafifletmeye çalışıyoruz.

Buna ilave olarak anneler gününde yoğun bombardumana uğramışçasına peşpeşe anneli pozlar, babalar gününde babaların zumlanarak babalı pozlarının paylaşımı çok daha can acıtıcı olabiliyor.
Bununla birlikte okul ortamlarında da annesi ya da babası olmayan çocuklar da düşünerek programlar ve etkinlikler yapılmalı kanaatindeyim. (Bu tamamen farklı bir yazı konusu.)

Bütün babaların ve baba olmasa da çevresini koruyup kollayan, babalık yapan altın kalpli babaların günü kutlu olsun.

Sessizce kutlayalım.

“Sevmek, gönül almak, ince düşünmek, güzel konuşmak, halden anlamak, düşeni kaldırmak, ağlayanı güldürmek…

Bunlar hep bedava biliyor musunuz!?” -Farid Farjad

Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 11 eseri bulunmaktadır.