DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Benim Görüşümde Kalp / Babek Behrami

Eğer beynimizde yer aldığını düşündüğümüz duygularımızı gözlerimizle görebilseydik, bu bakışın temel çekirdeğinde kalbin durduğunu anlayacaktık. Yani duygulara bakmanın tek aracının kalp olduğunu düşünüyorum. Ben göğüs kafesinin arkasında yer alan kalbi, sadece mekanik bir kan pompası olarak değil, belki de bizi bilinç ve zihinsel uyanıklığın yüksek seviyelerine çıkaran ve enerji seviyelerimizi artıran yardımcı bir köprü olduğu gibi, aynı zamanda onu duygularımızın başlangıç noktası olarak tanımlıyorum. Kalp köprüsünü şöyle bir örnekle anlayabiliriz: kalp, bir çocuğun yere düştüğünde dizinde hissettiği fiziksel acı ile annesinin bu olayı görmesiyle hissettiği hüznün kesiştiği noktada yer alır. Fiziksel ve fiziksel olmayan duyguları birleştiren ve onlara birlikte anlam veren bir organdır kalp. işte bu nedenle kalbimizi araç edinerek kalp taşıyan varlıklarla iletişim kurabiliriz, çünkü o ikilik ya da kutupluluğun birliğini temsil eder. Kalp, beynin parçaladığı, böldüğü ve kutuplaştırdığı her şeyin birleşerek tek olduğu yer olduğu gibi, daha gerçek anlamda iyi ve kötü, olumlu ve olumsuz, erkek ve kadın, geçmiş ve gelecek gibi çelişkilerin hayata geçtiği ve gerçekleştiği yerdir. Çelişkileri birleştirerek, onların birbirini yok etmesini değil, belki iki çelişkinin bir araya gelmesiyle evrimin ve bütünlüğün ortaya çıktığını gösterir kalp. Yani siyah ve beyazın birbirini yok etme fikrini ortaya koyan beynin önüne, kalp siyah ve beyazı birleştirerek tamamlanma ve ölümsüzlük fikrini ileri sürer. Kalbimiz düzenli ve uyumlu bir duruma geldiğinde, sinir sistemimiz beynimizin enerjisini, yaratıcılığını ve sezgisini artırarak kalbe tepki verir. Böylece organizmanın her organında olumlu bir etki oluşur. Böylece, beyin ve kalp birlikte çalışır; kendimizi daha bütün, daha bağlı hissederiz, duygularımız sadece kendi bedenimizin içinde değil, aynı zamanda her şey ve herkesle daha tatmin edici ve memnun edici olur. Her birimiz hayatımızın bir noktasında kalbimizin bilincini hissetmişizdir. Bu his, kendimiz ve çevremizle uyum ve barış duygusuyla ilişkilidir. Ben kalbin bilincinin, insanların derinliğinden ve gerçek benliğinden gelen doğaüstü bir varlık olduğuna inanıyorum.

Kalbin bir diğer benzersiz özelliği, otonom sisteminin her iki koluna yani parasempatik ve sempatik sinir sistemlerine sinirlerin girmesidir. Bu, her iki sistemdeki herhangi bir değişikliğin kalbin vuruş ritmine, yani kalbin temel işlevine anında etkisi olduğu anlamına gelir. Bu önemli bir konudur, çünkü farkında olsak da olmasak da, yaşadığımız her duygu merkezi sinir sistemi ile bağlantı kurarak kalbin ritmini etkiler. Kalp, limbik beyin ve otonom sinir sistemi arasında çok yakın bir ilişkiye sahiptir, çünkü bu iki varlık birbiriyle bağlantılı olduğundan içlerindeki dengenin bozulması aralarındaki dengeyi de bozar. Belirtmek gerekir ki limbik beyin, otonom sinir sisteminin bulunduğu yer olarak, aynı zamanda duygusal beyin olarak da bilinir. Dolayısıyla, duygularımızı değiştirdiğimizde otonom işlevlerimizi de değiştirmiş oluruz. Şu anda insanın hangi duyguları hissettiği, kalp vuruşlarındaki değişikliklere bakılarak belirlenebilmektedir. Böylece anlayacağınız gibi burada bir dengeden söz ediyoruz. Beyin ve kalp dengesi. Bu denge,

organizmanın normal fizyolojik durumda sağlıklı kalması için önemli ve gereklidir. Bildiğiniz gibi organizmada patoloji, homeostazın bozulduğu zaman ortaya çıkar. Kalp patolojileri de bu kurala tabidir, yani limbik beyin ile kalp arasındaki homeostazın varlığı normal sağlıklı fizyolojik durumla, bu dengenin bozulması ise psikolojik, fiziksel bozukluk ve patolojilerle sonuçlanacaktır. Homeostaz halindeki organizmanızı gelişmiş ve frekans parametreleri doğru ayarlanmış bir cihaz olarak hayal edebilirsiniz, ancak nefret, öfke, kıskançlık, sabırsızlık, stres ve çaresizlik gibi duygular sürekli hale geldiğinde ve insanın içinde derinleştiğinde iç dengemizi bozacaktır.

Beynimizin biyolojimize hakim olduğuna inandırıldık. Bu kısmen doğrudur, çünkü kalp otoritmik bir organdır. Bu, kalbin vuruşlarının beyin tarafından değil, kendinden kaynaklanan uzmanlaşmış bir şekilde gerçekleşmesi demektir. Örneğin, kalp organizmadan alınıp “Ringerll solüsyonu adı verilen tuzlu bir solüsyona konursa, uzun bir süre beyinle herhangi bir nörolojik bağlantı olmadan atmaya devam edecektir. Ana rahmindeki fetüsün kalbi, beyin oluşmadan önce atmaya başlar (yaklaşık 3. haftada), ancak fetüsün beyninin elektriksel aktivitesi beşinci veya altıncı haftadan sonra başlar. Bu, kalbin merkezi sinir sistemi ile bağlantı kurma yeteneğinin varlığını gösterir.

Kalp, 40.000 nöronla birlikte bir sinir sistemine sahiptir ve beyinden bağımsız olarak işlevini yerine getirir. Bu sisteme teknik terim olarak “intrinsik kardiyak sinir sistemi” adı verilir ve daha geniş olarak “kalbin beyni” olarak bilinir.

Kalp ve beyin efferent (aşağı inen) ve afferent (yukarı çıkan) yollarla birbirine bağlıdır: ancak, birbirine bağlı sinir liflerinin %90-I kalpten beyine doğru yükselen sinirlerdir. Son araştırmalar afferent yolların sürekli olarak impulslar gönderdiğini, beynin kavramsal ve duygusal merkezleriyle bağlantısını ve oradaki aktiviteyi geliştirdiğini ortaya çıkarmıştır. Kalpten beyne giden bu impulslar vagus sinirine katılır ve oradan talamusa (düşünme, algılama ve konuşma dilini anlama gibi korteks aktivitelerini aynı anda destekler) ulaşır, sonra frontal loblara (motor fonksiyonlar ve problem çözmeden sorumlu) ve oradan da beynin hayatta kalma merkezi olarak adlandırılan “amigdala ll bölgesine (duygusal hafızaya impuls gönderen) ulaşır. Amigdalanın merkez hücreleri kalbin vuruş fonksiyonunu aynı zamanda destekler. Armourl un beyne giden afferent yolların varlığıyla ilgili keşfi, kalbin duygusal olarak bağımsız şekilde işlev görebileceğini, doğrudan çevreye yanıtlar verebileceğini ve ritimlerini (beyinden bilgi almadan) düzenleyebileceğini kanıtlanmıştır. Bu, kalbin ve otonom sinir sisteminin ortak faaliyetinden kaynaklanır. Ayrıca, kalbin hassasiyetini, hafızasını ve sinir sisteminden bağımsız olarak kendine özgü kontrol ve düzenleme işlevlerini yerine getiren ve bu bağlantıyı sağlayan sinirlerin olduğunu belirtmek faydalıdır.

Benim Görüşümde Kalp / Babek Behrami” eseri için 3 yorum:

  1. “Tıbbi bir konuyu bu kadar edebi ve felsefi bir dille anlatabilmek gerçekten büyük bir yetenek. Özellikle ‘anne ve çocuk’ örneğindeki o ince çizgi beni çok etkiledi. İçindeki bu derin dünyayı yazılara dökmeye hep devam etmelisin, çok başarılı olmuş.”✨

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir