Neden yazıyorum? / Bahriye Gürpınar Geredeli

Yazdıklarımı kim ne düşünecek diye yazmıyorum, tamamen o an aklıma gelenleri döküyorum yazıya.

Biliyorum ki herkes aynı düşünmeyebilir, ya da yazdıklarımı farklı yorumlayabilir, ben sevgiyle yazarım başka biri nefretle okuyabilir.

Herkesin baktığı pencere farklı olduğu için, nereden bakıyorsa ordan görecektir.

O yüzden yargılamalar olacaktır, hakkımda farklı düşünceler kınamalar, hatta hakarete varan değerlendirmeler olacaktır.

İnsanların görüşlerine her zaman değer veririm, doğru ya da yanlış farketmez.

Benim de hatalarım vardır elbet, hatalarım yüzünden çok acılar çektiğimde olmuştur, yazılarımda bunlardan da bahsederim, çok ayrıntıya girmeden ama mesajım ulaşır aynı hataya düşmemeleri için insanlara.

Duygularımın derinliğine indikçe yazdıklarımı daha iyi anlayan olacaktır elbet, belki bir kişinin bile ruhuna hitap edebilsem bile benim için önemli ve güzel.

Yazarken herkesin anlayabileceği kelimeleri kullanmaya özen gösteriyorum, anlaşılması zor kelimelerle insanları yormak istemiyorum.

Yazmayı seviyorum, konuşurken bir ya da bir kaç kişiye hitap edilir ama yazdığım da, tanıdığım ya da tanımadığım insanlara ulaşma ihtimali yüksektir.

Yazı yüreğimizden gelir, yani yürekten kaleme ve çok içtendir, kalıcıdır. “Söz uçar, yazı kalır” deyimi de bunu pekiştirir.

Belki dile getirilemeyen bir çok kelime yazıyla daha güzel anlatılır, bazı insanlar konuşamaz yazar, bazıları da yazamaz konuşur, ikisini de yapabilenler çok azdır, o yüzden insanlar kendi ruhuna uygun bulduğu yazıyı kopyalayıp paylaşır ve yazıda kendini bulur adeta..

Yazarken huzur buluyorum, mutlu oluyorum, kendimi ifade edebilmenin özgürlüğünü iliklerime kadar hissediyorum, çünkü kendi çerçevemden dünyaya seslenebiliyorum.

Okuyan herkese de sevgilerimi gönderiyorum.

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir