DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Seni Şerefsiz / Asalet Salginoğlu

Bu sabah hastaneye gelirken hemen önümde yürüyen çekirdek bir aile vardı. Üç yaşlarında bir erkek çocuğu anne ve babasının ortasında sabaha karşı yağmış karın üzerinde sevinç maskaralıkları yapıyordu.

Anne sevimli sevimli gülerken baba da gülerek ‘Seni şerefsiz!’ diyerek sırıtıyordu.

Kızdım tabi gülse de sırıtıyor derim ve o ifadeyi sertleştiriyorum. Bir oldu iki oldu. Baba tekerleme gibi sürekli tırnak kadar çocuğuna ‘şerefsiz’ diyor..

Yaklaştım;

“Günaydın” dedim. Şaşırdılar ama onlar da “Günaydın??” dediler. Babaya biraz yaklaşarak;

“Sizce şerefsiz ne demek biliyor mu?” deyince bi afalladı.

“Ya yok abla şaka yapıyorum tabii ki..” dedi.

“Tamam da anlamını biliyor mu?” diye tekrarladım.

Cevap yok. Şöyle donup yüzüme bakarken ben devam ettim:

“Yahu başkası sana söylese ağzını yırtarsın kardeşim, bunun şakası olur mu? Şeref bu ya!” deyince.

“Abla ağzımız alışmış, babam da bizi öyle severdi.” dedi.

“Yani bu küçük delikanlı da büyüyünce senin torunlarını şerefsiz diye mi sevsin?” dedim.

“Aaaa hayır tabi olur mu?” deyince.

“O zaman çocuğuna ‘şeref’ ne demek öğret. İşe ‘şerefsizlik’ten başlama. En önemli değeri ayaklar altına alma. Hele ki evladına ne sen hakaret et, ne de ettir. Senin baban bilememiş, sen bil kardeşim.” deyince;

 “Doğru söylüyorsun abla yaaa…” derken küçük delikanlı başını kaldırıp yüzüme baktı.

“Ben şerefsiz değilim mi şimdi” dedi.

“Yok!” dedim. “Olur mu? Sen adamsın adaaammm!”

Sonra bana da simit ismarladılar. Birbirimizi kaybedene kadar ardımızdan bakakaldık..

Velhasılı, sopa yediniz diye dövmeyin, size sövdüler diye sövmeyin. Eliniz vursa sırtınız, diliniz vursa diliniz sızlasın. Ama kimsenin yüreğini sızlatmayın.

Asalet Salgınoğlu

Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 3 eseri bulunmaktadır.

Yazarın diğer yazıları