DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

İletişim Yoksunluğu / Havva Nur Akıncı

İnsanlarla olan iletişiminizi hiç sorguladığınız oldu mu? Benim çok defa olmuştur. Özellikle kalbimin buruk olduğunu hissettiğim zamanlar. İletişimde bulunduğum insandan işittiğim bir cümle günümün mahvolmasına, içimin paramparça olmasına yetiyor bazen. Size de oluyor mu bu? Eminim birçoğunuzla aynı duyguları paylaşıyoruz. Açıkçası zihnimi kurcalayan sorunlarımdan bir tanesi.

Karşımızdaki insanları bilerek veya bilmeyerek çok defalar kırıyoruz, onlarla iletişime geçerken, kurduğumuz cümleleri düşünce süzgecinden geçirmeden cesurca söylüyoruz. Sonra belki de onun hayatında oluşacak birçok yaralar açarak kendi hayatlarımıza devam ediyoruz. Diğer insanı hiç düşünmeden, duygularına kulak vemeden.

Gelin sizinle iletişim yoksunluğunun hayatımızda yol açabileceği olumsuzluklar üzerine duralım. Bu sayede belki iletişim kurarken dilimize sahip çıkarak, hayatımızdaki insanlarla daha kaliteli, daha sağlam, daha sağlıklı bir iletişim kurup, kimsede acı hatıralar bırakmayız.

İletişim yoksunluğuna yönelik geçen günlerde şahit olduğum bir olayı anlatmak istiyorum, malumunuz büyük kış indirimleri başladığı için ben de bu fırsattan yararlanmak istedim. Tabii alışverişim tanıklık ettiğim manzaradan sonra can sıkıcı olmasaydı benim için güzel bir gün olabilirdi.

X mağazasına girdiğimde bir çiftin de alışveriş yaptığını gördüm. Ben de aynı reyona doğru yöneldim çünkü gözüme çarpan çok hoş bir hırka görmüştüm. Kendi arasında bir takım fısıltıları olan çift çok dikkatimi çekiyordu. Kadın askıları karıştırırken adamın yüz ifadesinden gergin ve biraz da sinirli olduğu anlaşılıyordu, sanırım alışverişten sıkılmış olmalıydı. İstediğim hırkanın bedenini ararken, kadın kocasına dönüp “.. sence bunun hangi rengini alsam?” diye seslenince, adam gösterdiği renklerden tamamen alakasız “…. Hayvan gibi kilo almışsın, siyah al anca o kilolarını saklar.” dedi ve sanki çok hoş bir şey söylemiş gibi terbiyesizce sırıttı. Refleks anı mı nedir bilmiyorum ama o böyle söylediğinde, bir anda dönüp kadına baktım. -İnanın hiç bakmamış olmayı dilerdim.- utanarak ve hüzünlü bir ifadeyle gözlerimin içine baktı. Feministlik olsun diye veya hemcinsim olduğu için söylemiyorum, o an ağlamak istedim. Kadının yüzündeki o ifadeyi görseydiniz sizde bana hak verirdiniz. Niye o kadar mahzun oldum bilmiyorum ama bu davranış bana yapılmış kadar çok üzüldüm. Belki de kocası bunu ona yalnızken söylemiş olsaydı bu kadar canı yanmayacaktı o kadının.  Hemcinsinin yanında küçük düşürüldüğünü zannetmeyecekti ve onu gözleri dolacak kadar hüzünlendirmeyecekti. Hâlbuki bilmesi gerekiyor ki ben onun küçük düştüğünü hiç düşünmedim. Aksine kocasının ne kadar basit ve iletişimden yoksun bir adam olduğunu düşündüm. Kadın elindekilerden birini alarak eşine dönmeden kasaya doğru gitti ödemesini yaptı. Çıkarken yine baktık birbirimize. Hiç konuşmasak da biz birbirimizi anladık, içimden sadece ona defalarca dua etmekle yetindim.

Sıklıkla karşılaştığımız bu tür iletişim sıkıntıları o kadar yaygınlaştı ki bize normal sorunlarmış gibi gelmeye başladı..

Bazen gerçekten çok düşüncesiz hareket ediyoruz. Bu verdiğim örnekte olduğu gibi. Belki de adam karısını çok seviyor ve onu daha fit daha özenli görmek istiyor. Hem bu şekilde karısının da kendisini iyi hissedeceğini düşünüyordur bunu bilemeyiz tabi bizim üzerinde durduğumuz konu bunu ifade etme şekli, karşındaki insanın duygularını düşünmeden sarfettiği cümleler, gönül dilini bilmemesi. Oysa bunu hoş bir dille ifade edip destek olsa birlikte daha sağlam bir iletişime sahip olup daha huzurlu bir aileye sahip olabilirlerdi.

Bana göre birçok sorunun altında insanların birbirini anlayamaması yatıyor. İnsanlar aralarında ki iletişim sıkıntıları yüzünden birbirlerinin hayatlarını cehenneme çevirebiliyor. Sonrası malum yok olup giden yüzlerce hayat. Kocaman sorunlar bile doğru bir iletişimle çözülebilir. Daha da ileri gidecek olursam eğer, bazen savaşlar bile etklili bir iletişimle durdurulabilir, nitekim öyle de oluyor. Anlayacağınız hayatın kendisi bir iletişim bunu doğru kullanmayı öğrenmeliyiz. Hatta bence küçük yaşlardan itibaren ilk verilmesi gerekilen derslerden bir tanesi de iletişim ahlakı olmalı ve bir anne babanın çocuğunu yetiştirirken en çok dikkat etmesi gereken konulardan bir tanesi bu olmalı. Şunu biliyorum ki iletişim kurmayı bilmeyen bir insan, ne kendi meramını bir başkasına anlatabilir, ne de bir başkasının meramını anlayabilir. Farkında olmadan yüzlerce insanın hayatında sorunlar oluşturabilir ve tabii ki kendi hayatında da.

Sözlerimin sonuna gelirken belki klasik ve çok duyduğumuz sözlerden bir tanesi olacak ama bence bu sorunun en en güzel çözümü olan “Hayvanlar koklaşa koklaşa, insanlar konuşa konuşa anlaşır.” cümlesidir. Bütün konuyu tek nefeste özetleyen bir cümle. Dilerim kurduğunuz sağlıklı iletişimlerle yüzlerce hayata umut olursunuz.

 

Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 2 eseri bulunmaktadır.