DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Delice / Leyla Yiğit Kaya

Ben daha önce hiç derin sularda yüzmemiştim
Gecenin karanlığında yürümemiştim
Kalbim hiç bu kadar sesli , hızlı çarpmamıştı
Nasıl çarpıldım sana anlamamıştım

Görmek için seni tanıdım kitaphaneyi
Sessizliğini izlerken adını öğrendim okuduğun romanı
Evim sensin diye okurken, elimde buluverdim tüm hayalleri

Bir daha rastlar mıyım sarı saçlarının gezindiği dik bakışlarına
Gelirim kitaphaneye evim sensin romanıyla
Fark eder misin seninle aynı ruh romanıyla
Belki bir merhaba dersin ben gezerim düş ormanımla

Kokunu nasıl biliyorum? Allah’ım geçmiş buralardan
Yakınlarda olsa gerek, bulmalıyım şuralarda
Konuşamasak da bir görüversem uzaktan gizlice
ta göğsümden çiçekler taşıyan kelebekler gidiyor Nur Dağı’na
İnanırım illa fark edecek o son durakta

Adını bilmiyorum ama sesini ekmişim bir saksıya
Sabah akşam dinlerim sanki aşıklar gazinosundan
Ne kadar da naif bir ton anarken, gülerken dostlarınla
Bir merhaba dersen bana, gece güneşler açacak penceremde
Aptal bir gülümseme gece gündüz çenemde görenler ne sırıtıyor bu derken ben sesini duysam hep penceremden
İçimde cıvıldayan sarı kanaryalarla uyansam sabahlara
Evim sensin romanı binbeşyüz kez okumalar
Tam rast gelip konuşurken son dakika farketmeler
O narin parmağına yakışmamış tek taştan halkalar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir