Sıhhiye Köprüsü / Ayla Kısacık

Yalnızım, yapayalnız!
Nerdesiniz sevdiklerim?
Neden esirgiyorlar sizi benden,
Daha kaç ömür ayrı kalacağım sizlerden?
Gün kavuşuyor yavaş yavaş,
Nerden mi biliyorum ?

Yüreği güzel, kendi güzel, adı güzel bir asker;
Mustafa !
Açtı parmaklıkların kilidini,
Hadi dedi gel !
Nereye diyemedim…
Boğuluyorum havasızlıktan..
Kesif rutubet kokusundan…

Uzunca bir koridor, belki de çok uzun değil
Ama dizlerim dermansız bana uzuyor attıkça her adımı..
Nihayet koridorun sonu, minik bir pencere…
Açtı sessizce ; dışarı bak biraz dedi..
Hava almaya çalış, doldur ciğerlerini…
Hava alacaya çalmış, yerlerde çimenler
Bahar gelmiş dışarlara..
İnsanlar var , alabildiğine koşturmaca..

Sonra bir tren geçti Sıhhiye köprüsünden,
Kim bilir kimler vardı içinde..
Her şeyi ne çok özlemişim diye düşünürken
Al ! dedi Mustafa döndüm;
Elinde fıstıklı bir çikolata,
Gözleri ışıl ışıl, sevecen..
Hadi ye ne olur dedi..
can gelsin biraz canına..
Sil o gözyaşlarını
Hiç yakışmıyorsun buraya.

Sildim dinmedi, sildim dinmedi..
Aktı durmadı..
Sonra döndüm tekrar dört duvara
Ama bu kez farklı..

O bir paket çikolata!
Gözyaşlarımın can damarını buldu..
Biriktirdiklerim sel oldu çağladı..
O bir paket çikolatasıyla Mustafa !
Yalnızlığıma can oldu !

07.07.2015

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir