Hayata Sevgi ile Bak / Eşref Bolukçu

Sevgi, insanın kalbinde tomurcuklanan nadide bir çiçektir. Mühim olan, onu yara almadan yaşatabilmektir.

Sevgi, seçimlerimizin sonucudur. Hüzün de seçimlerimizin sonucudur. İyilik yapmak seçimlerimizin sonucudur. Kötülük yapmak da seçimlerimizin sonucudur. Hüznü de seçeriz, mutluluğu da seçeriz. Daha çok sevgiyi mi yoksa hüznü mü saklıyoruz yüreğimizde? Yüreğimizde sakladıklarımız, seçimlerimiz değil mi? Yüreğimizde sakladıklarımız değil mi hayata bakışımızı etkileyen?

Sevgiyi, mutluluğu değil de hüznü, üzüntüyü saklarız yüreğimizde. Var olan ile yetinmeyiz. Var olan ile mutlu olmayız. Olmayan ile üzeriz kendimizi. Hüzünlerin izi kalır yüreğimizde.

Bize yapılan iyilikleri unuturuz. Üzdüklerimizi de unuturuz. Bizi üzenleri, bize kötülük yapanları unutmayız. Terk ettiklerimizi çabuk unuturuz ama bizi terk edenleri asla unutmayız; onları affetmeyiz.

Velhasıl, yüreğimizdeki ile bakarız hayata. Kalbimizde biriktirdiklerimizle yaşarız hayatı. Yüreğimizde taşıdıklarımıza inanırız da doğal olarak. Hayata daha olumsuz bakarız; olumsuz olana odaklanırız, sevgi ile bakmayız çevremize ve insanlara…

Kalbimiz yani yüreğimiz; misafirhanemiz… Yaşadıklarımızın duygusal boyutunu misafir ettiğimiz yerimiz.  Ev sahibi olan bizler, ne saklayacağız misafirhanemizde? Sevgiyi mi, hüznü mü, mutluluğu mu, nefreti mi?

Kalbimizin dışarıya bakan penceresinden bakarız hayata. Ne biriktirdiysek, hayata da öyle bakarız. Sevgi ile dolu ise kalbimiz, yüreğimiz, hayata da sevgi ile bakarız.

Aslında, insan, fıtrat olarak güzeli görme, güzel yapma ve sevgi ile bakma üzerine doğmuştur. Bizler sonradan öğreniriz hayata olumsuz pencereden bakmayı. Sonradan öğreniriz nefreti, kötülüğü, sevgisizliği…

Gelin iyiyi, güzeli ağırlayalım yüreğimizde. Güzeli görelim, güzeli yaşayalım. Eksiklere, yanlışlıklara yoğunlaşmayalım. Kalp penceremizden güzel bakalım ki güzeli görelim. İnsanlara, hayvanlara, evimize, mahallemize, şehrimize, ülkemize, dünyaya, evrene, velhasıl her şeye sevgi ile bakalım. Yürek penceremizden bakarken dışarı, derin bir nefes alalım. Dışarıdan sevgi çekelim içimize. Gözlerimizden ışık saçmalı dışarı bakarken. Sevgi kokmalı nefesimiz. Ağzımızdan sevgi sözcükleri çıkmalı.

Yaratıcı’mız bizi sevgi ile donatmıştır. O yüzden yaratılan her şeye sevgi ile bakmalı Yaratan’dan dolayı.

İnsan sevince mutlu olur ve başkasını da mutlu eder. İnsan sevince, sevmeyi de bilir mutlu etmeyi de bilir. İnsan sevince, pozitif enerji yayar. Bu pozitif enerji başkasına olumlu etki bıraktığı gibi dönüp kişinin kendisini de mutlu eder.

İyilik, güzellik, mutluluk ile bakmazsak, yüreğimiz kötü, kötülük, olumsuzluk ile dolar. Davranışlarımız olumsuz olur; her şeye olumsuz bakmaya başlarız.

Neşe saçalım etrafa. Cıvıl cıvıl olalım, sevgi saçalım etrafa. Mutlu edelim insanları. Mutluluk alalım insanlardan, çevreden, dünyadan, evrenden.

Somurtmayalım. Dert yanan; hep şikâyet eden olmayalım. Çıkaralım siyah gözlüklerimizi; sevgi gözlüklerimizi takalım…

Kusur görmeyelim. Kusurları saklayan olalım. İnsanların olumsuzluklarına yoğunlaşmayalım. Unutmayalım, yaratılan her canlı sevgi ile yaratılmıştır. Rabbim nasıl yaratmışsa öyle de güzeldir.  İnsanlara sevgi ile bakalım ki sevgi ile dolu olan yönlerini görelim.

Gelin atalım üzerimizden hüzünlerimizi, üzüntümüzü, kötü bakışımızı. Kızgınlıklarımızı, kırgınlıklarımızı bırakalım bir kenara. Kinin izi kalmasın yüreğimizden.

Sevgi ile bakalım, sevgi ile dolsun içimiz.

Yüzümüzde, gönlümüzde sevginin, mutluluğun, iyiliğin izleri görünsün her daim.

Mevlana’ya sormuşlar “sevgili” nasıl olmalı diye. Sevilecek biri olmadığın zamanlarda bile seni sevmeli. Sarılacak biri olmadığın zamanlarda bile sana sarılmalı, dayanılmaz olduğun zamanlarda bile sana dayanmalı. İşte biz de böyle olalım insanlara karşı, sevgiliye karşı.

 

Bu hayatta zaman içinde gördüm ki,

Nasıl baktığın, nasıl gördüğün önemli.

Kinle, nefretle, öfkeyle baktığında,

Sen de kinle, nefretle, öfkeyle dolarsın.

Sevgiyle, neşeyle baktığın vakit,

Senin de yüreğin mutluluk ile dolar.

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir