DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Diksiyonda Unutulan Güzel Ahlak Ve Gönül Dili / Hatice İbiş

Bir şeyler yazmam gerekiyordu. Evet yazmalıydım. Peki, ne yazabilirdim? Aslında yazacak ne de çok şey var!  ‘’Çok düşünmeye gerek yok, al eline kalemi  yaz nasibimizde olanı. ‘’ diyor gönlüm.  Gönlüme bu konuda sonuna kadar hak veriyorum. İnsan hayatta nasibinde ne varsa onunla karşılaşır. Derslerimde de öğrencilerime hep şunu söylerim: ‘’Burada nasibinizde ne varsa onu alır ve gidersiniz.”

Ben bir diksiyon öğretmeniyim. Gerçi bu derse çoğunlukla, “güzel konuşma dersi” der dururum; öyle de olması gerekir. Bir senedir halkımıza hizmet eden iyi bir eğitim kurumunda öğretmenlik görevimi yerine getiriyorum. Bu sürede çok sayıda öğrencim oldu. Konuşma ve söz söylemeye dair öğrencilerimle yaptığım alış verişler bana büyük bir tecrübe kazandırdı.

Aslında sizlere güzel konuşma dersinden bahsetmek istiyorum. Bazılarının gerekli bazılarının ise gereksiz olarak gördüğü güzel konuşma dersinden.

Öğrencilerimle tanıştıktan sonra kendilerine hep şu soruyu soruyorum: ‘’Neden güzel konuşma dersine geldiniz ?’’ diye. Bazıları merak ettim acaba ne öğretiliyor, bazıları sertifika için, bazıları sosyal çevre edinebilmek için, bazıları terapi için, bazıları boş vakitlerini geçirebilmek için vb. çok değişik cevaplar geliyor.

Güzel konuşma dersine herkesin ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Annelerin, babaların, çocukların, öğrencilerin, her yaştan insanların, yöneticilerin, siyasetçilerin, liderlerin ve en önemlisi de öğretmenlerin… Anne  ve babadan sonra hayatımızda en büyük yer tutan insanlar öğretmenlerimiz değil midir?

Peki, güzel konuşma dersi neden bu kadar önemli hiç düşündünüz mü? Sadece güzel konuşabilmek için mi? Kelimeleri daha güzel ve etkileyici telaffuz edebilmek için mi? Beden dilini ve diyafram nefesini öğrenebilmek için mi? Öz geçmişimizde bir de diksiyon sertifikamız bulunsun diye mi? Hangisi için? Hepsi için değil mi?

Ama bir sebep var ki nedense o sebebi hep görmezlikten geliyoruz. Güzel konuşma dersini işte bu sebepten dolayı derinden, insanların kalbine dokunmaya çalışarak, onlara değer vererek anlatmaya çalışıyorum elimden geldiği kadar. Peki bu eğitim neden alınmalıdır? Tabii ki güzel ahlak sahibi olabilmek için ya da bizde var olan güzel ahlakın farkında olabilmek için, o güzel ahlakı daha da geliştirebilmek için. İnsanoğlunun asıl buna ihtiyacı var kanaatimce. Ben de işte bu bakışımdan dolayı, güzel konuşma dersini güzel ahlak dersi olarak görüyor, anlatıyorum ve anlatmaya da devam edeceğim. Unutmayalım ki bir insanın ahlakı güzelse konuşması da her daim güzel olur.

Ahlakın gönülle bir bağlantısı vardır. Biz bu bağlantıya gönül dili diyoruz. Nedense bu gönül dili, çoğu diksiyon derslerinde ya hiç anlatılmıyor ya da yüzeysel değinilerek üstünkörü geçiliyor. Bence bu büyük bir eksikliktir. Şöyle anlatılır derslerde; konuşmada  %55 beden dili ,%38 ses,%7 ise söz etkilidir. Doğrudur, ama bunların hepsini kapsayan %100’lük bölüm vardır ki, o da gönül dilidir. Ne yazık ki çoğu hocamız bunu dile getirmezler. Gönül dili olmadan diğerlerinin pek bir önemi yoktur aslında. Konuşma dediğimiz eylem önce gönülde pişer, sonra beyinde biçimlenir, beden diline bürünür ve ağızdan dışarıya yansır. Ayrıca kulaklarımızın duyması da çok mühimdir. Çünkü ağzımızdan çıkanı kulağımızın duyması, konuşmamızı önemli ölçüde geliştirir.
Anlaşmanın, iletişimin gerçek zemini duygularımızdır. Duygularımız ise gönülde beslenmez mi? Söylediklerimizin içten gelmesi önemli değil midir? Öyleyse, gelin biz her şeyden önce güzel ahlakı ve gönül dilini öğrenelim. Sonrası kendiliğinden gelecektir zaten. Ne dersiniz?
Unutmayalım ki konuşma iki taraflıdır. Konuşan ve dinleyen olmak üzere iki taraf vardır. Biz ve muhatabımız. Konuşanın; düşündükleri, söylemek istedikleri, söylediğini sandığı ve söylediği vardır. Ya dinleyicinin nesi vardır? Duymak istediği, duyduğu, anlamak istediği ve anladığı…
İyi bilinmelidir ki konuşanla dinleyen arasında farklar vardır. Bu farklar ki iki tarafın ahlakıdır. Bu farkları bilmeli, hissetmeli, görmeli ve aklımıza her daim Mevlana’nın şu güzel sözü gelmeli:  ‘’Sen ne söylersen söyle, senin söylediklerin karşındakinin anladığı kadardır.’’
Mevlana’nın izinden giderek ben de, konuşma, konuşan ve dinleyenin ahlakı kadardır diyorum…

Bu yazıyı paylaş:

32 thoughts on “Diksiyonda Unutulan Güzel Ahlak Ve Gönül Dili / Hatice İbiş

  1. Çok açık net bir ifadeyle ; Diksiyon ancak böyle güzel anlatılırdı.düşüncelerinize ve emeğinize sağlık .Gönlünüz hep var olsun Hatice hocam 👏

  2. Cok guzel harika yazmissin.sana da bu yakisirdi,herseyi cok guzel oozetlemissin.saygilar ,opuyorum seni guzel arkadasim.

    1. Değerli hocam çok teşekkür ederim 😊
      Diksiyon eğitimi almış birisi olarak yazdıklarımı çok iyi anladığını biliyorum .ben de seni çok öpüyorum .desteğini ve duanı her daim bekliyorum .benim dünyamda yerin ayrıdır güzel gönüle sahip olan arkadaşım .iyi ki tanımışım seni 😘😘😘

    1. Emine Hanım ben sizin hayatınıza ne kattıysam siz de benim hayatıma çok şey kattınız .iyi ki sizi tanımışım 😊

  3. İşini severek yaptığına inandığım insanlardan birisi. Değerli Hatice hocam, kaleminize sağlık. Kattıklarınız için de teşekkürler. Başarılar. 😊

    1. Teşekkür ederim Emrah hocam .Biliniz ki tanıdığım kıymetli insanlardan birisiniz

  4. Elimize sağlık hocam gerçekten çok güzel bir bakış açısı ve çok güzel bir şekilde kaleme almışsınız…

  5. Diksiyon un açıklaması bu kadar net ve güzel sadece senin tarafindan olurdu.Canim arkadaşım başarın daim olsun

  6. Öğretmenliğin hakkını verdiğinizi düşünüyorum.. 👏 Gönül dilinizle her daim başarı sizden yana olsun. Her şey gönlünüzce olsun… 💕 Hayatımıza değer katıyorsunuz, iyi ki sizin öğrenciniz olmuşum çok şükür. Sevgiyle kalın Hatice Hocam 😊

  7. Hatice hocam, yazınızla gönüllerimize dokundunuz. Kaleminize sağlık. Gönül dilinizle nice öğrencilerinizin hayatlarına güzel dokunuşlar yapmanız dileklerimle. Başarılarınız daim, yolunuz açık olsun .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 2 eseri bulunmaktadır.

Yazarın diğer yazıları