Doğanın Kıymetini Bilmek / Tijen Öncel

İçinde yaşadığımız dünyayı hayatları sadece para biriktirmek olan sizleri köle gibi çalıştırıp zengin yapmak isteyen negatif bilinçlere teslim etmeyiniz.

Ülkelerin yönetimi düşüncelerimizin ölçüsüdür. Etrafımızın yaşam biçimleri bizlere yaşam kaynağı esintisidir. Düşünmeden, herhangi bir ölçü koymadan durmadan inşaat yapıyor, bina dikiyoruz. Oturacak başımızı sokacak evimiz varken daha fazlası olsun ondan da para kazanayım bilinci ile dünyayı, doğayı yakıp yıkıyoruz. İnşaatlar yapıyor, durmadan bina dikiyoruz. Büyük şehirlere yerleşme isteğimiz nedeniyle köylerin verimli topraklarını bırakıp hırslarımıza yenik düşüp apartman dediğimiz kutu kutu evlere dünya kadar paralar verip, bunun adını yaşamak diyoruz. Arz talep meselesi olduğu için bu talebi karşılamak isteyen birçok firma ağaçları dağları yok ederek malzeme elde ediyorlar. Sonra yok ettiğimiz doğanın karşılığında diktikleri evlerle övünülecek bir şey yapmışlar gibi çıkıp konuşuyorlar. Bizler de o kutu kutu evlerin parasını ödeyebilmek için durmadan çalışıyoruz. Aynı köle robotlar gibi!.. İşle ev arasında mekik dokuyoruz durmadan. Ruhu beslemek yerine, banka borcu ev araba taksidi vs… gibi giderlerle hayatımızı tüketiyoruz. Çok çalışmam gerek diye kendimizi paralıyoruz.. Tekrarlanan işlere koşturup duruyor, belirli bir statüye çıkmayı da zafer olarak düşünüyor, bununla övünüyoruz. Daha fazla para mevki diyerek kendimizi mutsuzluğa teslim ediyoruz. Tam hayatın elimizden uçup gittiğini anladığımız zaman ise iş işten çoktan geçmiş oluyor.

Hâlbuki, basit sıradan bir hayatın muhteşem hazzını ancak tüm kimliklerden arındığımız zaman ve şükür duygusuyla hareket ettiğimiz zaman anlarız. Ve işte o zaman dünya da bizlerle birlikte arınıp bizlerle birlikte yüklerinden kurtulup gerçek sevgiyi, gerçek BİR olmayı yaşarız…

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir