DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Dağların Şehri Başkale / Şükrullah Yavuzer


Hiç bir adreste
İkamet etmedi benliğim,
Aklım hep çocukluğumun
Şehrinde kaldı,
Sevgisini yemeğe kattığım,
Özlemini suya,
Muhabbetini çaya kattığım,
Memleketim…

Züleyhaca kör olmaktı sevdan,
Yakubi bir özlemdi
Sana hasretim,
Zühre yıldızı gibi
Uzak olsan da,
Issız gecelerde sana
Sahipsiz kelimeler devşirdim
Gönül sözlüklerinden…

Ihlamur kokulu Kaç geceyi
Uğurladım sabahlara,
Anılar Nisan yağmurları gibi
Yağıyor çorak yüreğime…

Keşke;
Aynı mahallende,
Aynı sokağında,
Aynı toprak evinde,
Kır düşseydi saçlarıma…

Kalbime Defnedilen duygular,
Gün yüzüne çıkıyor bir bir.
Mısra mısra dize dize tükenen,
Bir şiir gibiydi sende ömür…

Ulu bir söğüdün gölgesinde,
Mavi düşlerimle otursan yeniden.
Bir avuç sevgi serpsen,
Günahkar yüreğime…

Bayram sabahı yağmurlu,
Gözlerimden öpsen.
Nikotin sarılığına boyanmış,
Parmaklarınla okşasan yanağımı.
Kuzineli sobanın başında,
Kehribar tesbihinle,
Ya sabır çekerken,
Nasırlı Ellerinin kokusu,
Sinse saçlarıma…

Öpsen beni Bir bebek kokusuyla,
Yeniden doğursan sıcak nefesinle.
Götürsen beni kekik kokan,
Çocukluğumun iklimlerine…

Soğuktan çatlamış ellerim,
Iki beden büyük ceketim,
Sıfır numarayla kesilmiş saçlarım,
Kadife pantolunum,
İğde ve ekşi elmalarla,
Dolu ceplerim…

Hala Sokaklarında
Bana benzeyen
Esmer çocukların var mı?
Ayaklarında lastik ayakkabı,
Gözlerinde güneş,
Yüreklerinde sızı…

Örülmüş sarı saçlarında
Beyaz kurdelesi ve
ışıl ışıl gözleriyle,
Hâlâ geçiyor mu aynı sokaktan
Gümrükçünün güzel kızı?

Tenekelerden taşar mı yine
Peygamber çiçeği?
Işaret parmağıma konar mı
uç uç böceği?
Hâlâ var mıdır sokaklarında
Çocukluğumun silinmez izleri?

Toprak damlarda
Terler mi babalar,
Donmuş bıyıklarıyla
Başlarında puşi,
Ellerinde kar küreği.
Soğukların yine mi
Cam kesiği?

Okula giden çocuklara,
Yol açarlar mı ağabeyler?
Ve uzun kış gecelerinde
Baharı düşlerler mi
Kıpır kıpır yürekler?

Var mı hala;
Çilekeş kadınların,
Hassı adamların,
Ürkek güvercin bakışlı kızların,
Soğuk çeşme başlarında
Sıcak muhabbetleri?

Bayram sabahlarında
Okunan tekbirler,
Gökyüzünün çivit mavisi,
Yankılanır mı hala gökkubbende
Ruhuma sinen Kuran sesi?

Ben ki;
İspiriz Dağı’nın
Soğuk rüzgârıyım
Esemem başka diyarlarda

Ben ki;
Güzeldere’nin
Doyumsuz pınarıyım
Akamam dümdüz ovalarda

Ben ki;
Kılegom Köprüsü’nün
Suya değen ayağıyım
Bir döngüyüm akıp giden zamanda

İsterdim ki;
Bu dağların şehrinde,
Yıldız yağarken
Uzun yaz gecelerinde,
Uyusaydım son uykuma,
İspirizden esen rüzgarların
O muhteşem bestesinde…

Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 7 eseri bulunmaktadır.