DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Geçmişi mi Özlüyoruz Çocukluğumuzu mu? / Gülnare Asgarzade

Bazen insan hep geçmişi düşünür özler ya…

Neleri özleriz?

Çocukluğumuzu ve o yıllarda anne babamızla olan anılarımızı canlandırınca tabii ki yine de çocukluk yıllarımızı. Mesela ben diyorum ki ne olurdu yine saçlarını kendi tarayamayan banyosunu kendi yapamayan yemeği önüne konulan çamaşırları yıkanıp ütülenerek okula gönderilen yaz tatillerinde kardeşleriyle birlikte dağda yamaçta oynayan küçük kara kız olaydım.


Kışın kar yağdığında odun sobasının kenarına büzülüp oturur kız kardeşimle annemin pişirdiği yemeklerden yer oyuncaklarımızla oynardık. Hiç unutmuyorum bir kış çok kar yağmıştı. Bizim ev dağlık bir arazide olduğundan yüksekten aşağıya doğru kızaklarımızla kayıyorduk. Saliba ocak ayı idi.
Annemi gördüm işten çıkmış geliyordu. Bana varınca ellerinin hali ne dediğinde o zaman farkına varmıştım ellerimi kızağa çakılan çivilerin çizerek kanattığını. Don olduğu için acısını hissetmemiştim. Yaz tatillerinde küçük sarnıcımı götürüp pınarlardan su getirir anneme yardım ederdim. O zamanlar su sıkıntısı vardı ve annem çamaşırları eliyle yıkardı. Beyaz bir köpeğimiz vardı küçük cinslerden adı Bella idi. Kurbağa yutmuştu ağabeylerimle birlikte pens yardımıyla boğazındaki kurbağanı çıkarmıştık. Sonra o köpeğimiz öldü neden öldüğünü hatırlamıyorum ama biz onu bahçemizde gömdük. Bir hatıram daha var. Kışın saatler gün kısa olunca geri çekilmişti. Dize kadar kar yağmıştı. Nasıl olmuştuysa saati karıştırmış bir saat erken okula gitmiştik. Hava karanlıktı ayın ışığında parlayan karın beyazlığında yürümüş okula vardığımızda erken geldiğimizi anlamıştık.


Ne güzel günlerdi. Bütün çocuklar gibi benim de en büyük arzum büyümekti. Sanki büyüyünce ne olacaktı. Büyüdük işte. Meğer en güzel yıllarımızı geride bırakmışız. Okul bahçesinde ders aralarında oynadığımız oyunlar büfeden alıp bölüşerek yediğimiz poğaça hiç unutulmuyor. Bir arkadaşım vardı
poğaçasını hep benimle paylaşırdı adı Seadet idi. Yıllar sonra bir birimizi bulduk yine arkadaşız ama artık poğaçamız yok bölüşecek. Günlük dertlerimizi sevinçlerimizi bölüşüyoruz o kadar.


Evet geçmişimizi en çok ta çocukluğumuzu özleriz. Bazen kulaklarımda Çengiz Kurtoğlunun okul yılları şarkısı yankılanıyor. Keşke diyorum o yıllara dönebilsem keşke annemi bir daha göre bilsem keşke hep çocuk kalsam diyorum. Ne olurdu sanki ne olurdu…özlerim gençliğimi değil de çocukluğumu özlerim. Makalemi bitirirken yine Okul yıllarını dinliyorum. O yılların kokusu var hep akasya kokar ve o koku burnumdan hiç gitmeyecek.


Sevgiyle…

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir