DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Vuslat Kıyamı / Davut Mortaş

Sen nasıl böylesin, gül vakti gibi,
Rüzgârın alnında bir serin gibi,
Gözlerin nehir mi, ay mı, düş mü,
Dilinde sabahın ilk yemin gibi.

Sen nasıl dokunursun iç zamana,
Bir çocuk sevinci, bir dua sana,
Gülüşün kuytuda saklı seherdir,
Sır gibi işlenmiş nar yaprağına.

Sen nasıl geçersin kalbimden öyle,
Ne ayak izisin, ne taş, ne gölge.
Sanki bin yıl önce varmışsın bende,
Bir mabet sessizliği, bir aşk söyle.

Sen hangi şarkıda gizli bir notasın,
Kimi zaman hüzün, kimi zamansa yazsın,
Gecenin en koyu yerinde bile
Bir kandil gibi içime yanansın.

Sen nasıl anlarsın suskun bakışı,
Kalbimde yeşeren o eski kışı,
Bir sözcük yetmeden anlatır seni,
Bir ressam düşürse renkli bakışı.

Sen hangi yüzyılın özlemi gibi,
Bir efsane misin, bir dua gibi?
Adın anılınca sanki içimde
Toprak uyanıyor, gök dua gibi.

Sen nasıl bu kadar vuslat kıvamı,
Her hâlin içimde aşkın imamı,
Gül desen değilsin, rüzgâr desen yok,
Sen, sen olalıdır gönlümün tamamı.

Vuslat Kıyamı / Davut Mortaş” için 1 yorum var:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir