DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Bahar Mucizesi Nisan Yağmurları / Güler Demirhan

İki bahar oldu, erguvanlar bizsiz açalı…

Bahar geldi geçiyor, biz baharı önceki senelerde olduğu gibi kırda, piknikte mis kokulu ve rengarenk çiçekler arasında karşılayamadık!..

Doğanın uyanışına doya doya şahit olamadık bu yıl da…

O, kışın eve kapanma buhranını, havalar açıldıkça kendimizi yemyeşil doğaya bırakarak atardık…

Doğada yürüyüş yapar, bisiklet kullanır her türlü tadını çıkarır, kışın birikmiş enerjisini atardık üzerimizden…

Geçen yıl kışımız bahara yaklaştıkça daha bir koyuldu, daha bir kapattı bizleri evlere, hatta öyle ki, kışın yaşadığımız serbestliği dahi unutup #EvdeKal dık!..

Bu baharımız da -nispeten daha iyi olsa da-  çok da farklı oldu diyemeyiz!

Çocuklarımız eve kapandı ve pek çok meslek erbabı da…

Aslında, hepimizin kışı alışılmadık şekilde uzadı gitti…

Yeter ki sağlık olsun diyor sabrediyoruz. Elbet bu kasvetli günler de geride kalacak!

Yeter ki şu Korona illetinden daha fazla can kaybetmeden ve daha fazla yara almadan tamamen kurtulalım.

Ömrümüz varsa sonraki yıllar baharın gelişini coşkuyla karşılar, bu günlerin acısını çıkarır, baharın enva-i çeşit güzel kokularını derin derin içimize alırız.

Zorunlu kısıtlamalar sebebiyle biz evde olsak da bahar, bazen zaruri evden çıkışlarımızda bazen de pencerelerimize yansıyan rengarenk laleleri, sümbülleri, mis gibi havası, bülbüllerin ahenkli ötüşü ve şifa yüklü nisan yağmurları ile

“ben geldimmm!” diyor.

Varlığını bir şekilde hissettiriyor.

Bahar, her türlü enerjisi ile bize moral ve ümit olmaya devam ediyor.

“O karanlık kıştan sonra bütün enerjimle ben gelmişsem, ümitsizliğe kapılma bu günler de geçecek!” diyor adeta…

Yeniden doğuşu, yenilenmeyi, canlanmayı; bütün renkleri, kokusuyla ve her türlü coşkusuyla bizlere hatırlatıyor.

Coşkulu, ruha ve bedene şifa veren bahar’ın türlü mucizeleri bizlere armağan edilmiş. Kadim kültürümüzde de fark edilmiş ve önemli bir değere sahip olan Nisan yağmurlarından bahsetmek istiyorum biraz da…

 Bir nevi baharın mucizesi olan nisan yağmurları, içinde bulunduğumuz şu günlerde bize bizzat şifa dağıtmaya geldi.

Midyenin ağzına düşerse değerli bir inci, yılanın ağzına düşerse kuvvetli bir zehir olur denen etkili nisan yağmurları, Rumi takvim esas alınarak hesaplanır ve 14 Nisan-14 Mayıs tarihleri arası, sadece toprak ve nebatat değil, bizler için de maddi manevi şifa kaynağıdır.

 Uzmanlar nisan yağmurları için:

 “Kış boyu vücudumuzdan eksilen demir miktarının bu yağmurlar ile doğal yoldan geri kazanılacağını hatta bunu görebilmek için yağmura çıkmadan kanınızdaki demiri ölçtürün, yağmurda dolaşın ıslanın sonra yeniden ölçtürün yükseldiğini göreceksiniz” diyorlar…

 Ayrıca, “yaşlı ve çocukların el, yüz ve vücutlarına yağmur suyunun sürülmesinin faydalı olacağını” da vurguluyorlar.

 Eskiden beri büyüklerimiz de bu şifa kaynağının farkında olmalı ki geniş ağızlı kaplarla nisan yağmuru toplarlar sonrasında, uzamayan saçlarda kullanılır veya havanın temiz olduğu yerlerde, bu tarihlerde toplanan yağmur suları süzülüp şifa niyetine içilirdi.

 Yağmurun zaten rahatlatan, huzur veren dingin bir havası var. Hele bir de bize bu kadar şifa ile gelen nisan yağmurunu es geçmek olur mu?!

 Dışarı çıkamadığımız bu günlerde; bahçemizde, balkonumuzda nisan yağmurundan olabildiğince istifade edebilir, hatta yağmur suyu toplayabiliriz!..

Yeter ki bizlere sunulan nimetlerin farkında olalım…

Hayırlı Ramazanlar,

Sağlıklı günler dilerim.

30:04:2021

Bu yazıyı paylaş:

2 thoughts on “Bahar Mucizesi Nisan Yağmurları / Güler Demirhan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 17 eseri bulunmaktadır.