DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Merdümgiriz / Gürhan Gürses

Sanki duvara konuşuyordum. Havayaydı sözlerim. Onca özlü sözüm, serlevhalık ifadem, berceste sayılacak dizem hiç gibiydi onun huzurunda.

Dağa çarpıp dönen ses gibiydi söylediklerim.

Kendi yankımı dinliyordum, övgümü… O kadar dize, satır, paragraf “hazır ol” da bekliyordu onun kapısında.

  • Seni bir yakalasam, diyordum hep! “Devamı da gelirdi eminim.” Ama yoktu ortalıkta. Güle meyleden gönlüm, dikene sarılıyor; güzele nazar kılan gözlerim, küle bakıyor; yaşama kapanan kirpiklerim de ölüme açılıyordu.

Aşk, kalbe girince içinde her ne varsa kutsal geliyordu aşığa: ayrılık, hüzün, gözyaşı, terk…

O kalıyordu kalabalıkların içinde akılda tek!

Halimi bilmesin kimse, çare olmasın. Derdimle hemdemim, şifa istemem rabbimden.

Öyle bir haldeyim ki! Gök yıkılmış altında kalmış, yer yarılmış içine girmişim. Kalabalıkları yok saymış, etrafımdakileri hiç bilmişim. Toplum dışı değilim kabul etmiyorum bu ifadeyi, toplum ben dışı… Senin olmadığın bir yürek sadece et parçasıdır. Toplumu kendisinden soyutlayıp siler.

Bir kitap okudum ve orada gördüm merdümgirizi.

Çizdim altını iyice, işaretledim. Anlamını yazdım yanına. Kelimeler insanları anlatır, kalbini ve aklını insanın.

Bazen sayfalarca yazılan etkilemez de bir kelime gelip oturur aklınızın tam da ortasına. Ayağını üst üste atar ve keyfini sürer düşüncelerinizde. Kalbinizse yıllardır aradığı sevdiğini bulmuş gibi olur. Sevildiğinizi zannedersiniz bir an, değerli olduğunuzu… Kolayca tutuşan bir avuç pamuk gibiymiş sevildiğini zannettiğin his! Bir kibrit yakışla yok olan. Bir gidişle…

Kalbe düşen kelimeler baharda açan çiçeklerdir.

Yazın kavurucu sıcağında aniden düşen yağmur damlalarıdır. Dudağa değen abıhayattır kelimeler.

  • Dur bakalım o zaman sana merdümgiriz demek lazım, diyebilirsin.
  • Merdümgiriz! Havalı geldi kulağıma. Sen bana böyle dersen millet de anlamını bilmediği bu kelimeden dolayı esrarlı gözlerle bakar. Bilmediğinden korkan ve bu korkuya saygı duyan bir toplumda yaşıyoruz.
  • Farsça birleşik kelime… Kalabalıkları sevmeyen, toplum içine çıkmayan, insanlardan kaçan anlamına gelir. Merdüm insan demektir, girizse kaçma… Sen tam da bu kelimenin somut halisin.
  • Etimolojisini bile yapıyorsun sarf ettiğin kelimenin. Peki sana olan aşkımın etimolojisini söyle bana?
  • Seni bu aşkta çarpanlarına ayırdım. Kendine gelememen mantıklı!

Neleri aklediyorum baksanıza, kalbediyorum?

Hayalimde hiç olmayan bir sevgiliyle muhabbet ediyorum. Akıl sağlığımdan endişe ediyorum.

Aklı olan seni sever mi? Ettiğin nazı unutur mu?

Çektiğin zılgıtı, attığın serenadı? Bir kapı gibi yüzüme çarptığın içindeki ifrazatı? Sen neler biriktirmişsin böyle? Ben seni biriktirirken içimde…

-Bırakıp da gittiğin günü hatırla! Masaya bıraktın elindeki defteri. Her sayfasını seninle doldurduğum defteri… Yırtsaydın keşke, yaksaydın daha iyiydi. Bir cevşen gibi yanımda taşıyorum şimdi. Kutsal bir kitap gibi açıp okuyorum her sayfasını. Yalan mıydı bunca yazılan? Kolay mıydı ya da? Namluya sürdün mermilerini, tetikledin içimdeki gözyaşlarını. Yalnızlığımı kaşıdın, sevgimi deştin. Ayağa kalktın ve kimseymişim gibi gittin. Yüreğinde başka biri olan böyle gider. Kalbi dolu olan… Aklında başkası olan… İzahı yok çünkü!

Yırtıyorum gömleğimi, sokağın tam da ortasındayım. Göğsümü açıyorum ve yumruklayarak: “Merdümgirizm ben, merdümgirizim! Var mı itirazı olan!” diye haykırıyorum. Ses tellerim koparcasına… Nefesim kesilircesine… Aklım tutulurcasına… Kalbim tıkanırcasına…

İşte bu dünyadaki en güzel eserin!

Övünebilirsin terkinle.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir