Dün ve Gün / Tuncay Yıldızhan

Nefes darlığı çekerdim
Şiir yazmadan evvel
Bütün pencereleri açsam da
Okyanusta yelken olsam da
Körpe dudaklar buyurup
Şuh soluklar bağışlasa da
Kâr etmezdi ciğerlerime
Şimdiyse epey bir virgülüm var
Eğip bükebiliyorum soluklarımı

Dört mevsim üşürdüm
En çok da ellerim üşürdü
Ateşli aşkları kalemle harlayıp
Kağıtlara dert yanmadan evvel
Velhasıl
Heveslerim saman kağıtları kül etti
Ağır çekim ızdıraplarım
Kuşe kağıtları tutuşturdu
Ve artık her biri burnumda tütüyor

Herkesle aynı sabaha uyanır
Ufkun orta yerinde
Güneşi hazır bulurdum
Bulutlar pamuk beyazdı
Düşümdeki surete bürünmeye
Hazır ve nazırdı
Derken
Geceye uyanır oldum
Güneşin yerinde yeller esiyordu
İş başa düşmüştü
Yeterince yıldız toplayıp
Tek tek ekledim birbirine
Bulut bulmak ne mümkün
Hem de pamuk beyazı
Tavanlara çizdim
Düşümdeki sureti

Kimsenin sözünü kesmedim
Biçimli biçimsiz hepsini dinledim
Oysa bu aralar
Kendi sözümü satırlara vurur oldum

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir