Cemre Yüreklere Düşmeli / Ayse Aslı Tufan

Evlerde şıkır şıkır mobilyalar, garajlarda çifter çifter arabalar, buzdolaplarda çeşitli yiyecekler var.

Pekçok evde herşey var ama dünyada eksik olan, içimizi kanatan, yüreklerimizi dağlayan hadiseler  var. İngilizce öğretmeni olan kızımla kar tatilini başbaşa geçireceğimiz birgün olacak sevinciyle yatağımdan kalktım.

Her sabah namazı sonrası, tüm mazlumların selameti duası ve secdenin verdiği huzurda olunca daha bir gönül rahatlıyla güne başladım.

Kızımı bir türlü öğle vakti olmasına rağmen kaldıramadım yatağından.

Üzüldüğü zaman odasından çıkmaz sessizliğe bürünür.

Zoraki kahvaltıdan sonra odasına geçtik. “Neyin var neden bu kadar üzgünsün yavrum?” sorumla gözleri doldu ve cevaben; dudakları titrercesine ağlamaya başladı.

Neden ağladığını sorduğumda “Dayanamıyorum artık, insanlara ve hayvanlara yapılan zulümleri her gördüğümde yerle bir oluyorum…” diyerek, bu sefer yastığına kapandı hüngür hüngür ağladı.

Babasıyla birlikte onun merhamet pınarı olan yüreğindeki fırtınayı anlıyorduk. Çünkü bizimde içimiz çok acıyordu zalimlerin zulmüne, masum insanların feryadına, korunmasız hayvanların gördükleri eziyetlere…

Onu çok iyi anladım fakat teselli etmeye çalıştım.

Üşüdüğüm gecelerde yorganımı üstüme çekmeye içim el vermez sokakta üşüyen canlıları düşünürüm hep.

Oğlumda da, kızımda da aynı hassasiyeti görüyor ve onları çok iyi anlıyorum aslında.

Kızım bu sabah uyandığında bir kediye eziyet edilme manzarasını sayfasında görmüş ve yine yıkılmış hissediyordu.

Onu tek bir cümle ile teselli etmeye çalıştım: “Allah’ın merhametinden fazla merhamet olmaz.”

Evet, yüreğim parça parça olduğu anlarda bir ses fısıldar kulağıma: “Bekle kar altında kalan buğday tanesi yine yeşerecek yine güleceksin.” Zalimin zulmü olsa da kaderin adaletini er geç göreceksin.” Çocukları yetiştirirken başarıya odaklıyor, her kazancın, rahatlığın, başarı ve zenginlik olduğu düşüncesini aşılanıyoruz maalesef.

Çok çalış çok kazan rahat et felsefesi…

Hep dile getirdiğim bir cümlem vardır. Üniversite ve okul söyleşilerimde çok kullanırım: “Bir ülkenin geleceği, o ülkenin anneleri ile şekillenir.”

Anneler ve öğretmenler çocukların ilk eğiticileridir. Onun içindir ki anneler ve öğretmenler itina ile önce kendilerine dikkat etmeli, çocuklara faydalı, dürüst, vicdanlı merhametli insan olmayı öğretmelilerdir.

Her insanın içinde iyi ve kötü duygular olabilir. Kötü olan herşeyi, iman gücü, vicdan ve merhamet duyguları yok eder.

Vicdanı, merhameti olmayan insan, vahşi bir hayvandan daha tehlikeli olabilir, acımasızca canlılara zarar verebilir.

Cemrelerin düştüğü günlerdeyiz. Dileğim odur ki; cemre önce yüreklere, sonra havaya, toprağa ve suya düşsün, dünya daha huzur ve mutlulukla yaşanabilen bir yer olsun inşallah.

Keşke evlere doğalgaz,  elektrik,  su bağlandığı kadar vicdan ve merhamet bağlansa hiç kesilmese.

Keşke…

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir