Yeniden Başlamak / Gülşen Güler

”Babamın gidişinden sonra” dediğim o milatla başladı.
Dünya iki ayrı zamana bölündü sanki: Onun var olduğu o korunaklı geçmiş ve yokluğuyla öğrenmek zorunda kaldığım bugün. Her şey gözlerindeki o son parıltının sönmesiyle değişti. Bakışlarında sessiz, sözsüz ama ağır bir veda vardı.
Bir devin gölgesi çekilince ev de tenhalaşıyor, insan da… “Arkamda o dağ yok artık” hissi, içte tarif edemediğim derin bir boşluk açtı. Meğer bir baba gittiğinde sadece bir can eksilmezmiş; insanı hayata bağlayan o görünmez bağlar, o koşulsuz güven ve eve dönünce hissedilen o sığınak duygusu da çekip gidermiş.

Şimdi o son bakışın yükü var omuzlarımda. Mesele o sızıyı unutmak değil, çünkü unutulmaz; mesele o sızıyla yeniden yürümeyi öğrenmek.
O son bakış; yılların birikimini, tüm nasihatleri tek bir saniyeye sığdıran o gözler “Ben gidiyorum ama sen dik dur, sarsılma” diyordu.
Çünkü o gitti; ama arkasında bıraktığı o güçlü duruş, şimdi benim adımlarımda yaşıyor.

