Son Huzur / Gülşen Güler

Bazen öyle günler oluyor ki aradığımız yüz değilmiş meğer;
O yüzün arkasında unuttuğumuz kendi sabahımız akşamımızmış İnsan neye ağlar en çok bilir misin?
Adını koyamadığı bir sızıya iç çekişe.
Sonra anlarsın: göz yaşları onun gidişine değil,
Onunla birlikte giden kendine akıyormuş.
Bir bakışta evin gibi hissettiren o yer şimdi nerede peki?
Bir çayın buğusunda mı, boş bir caddenin başında mı…
Onu değil, “işte o gün çok mutluydum” dediğin halini arıyorsun.
İnsan en çok eski huzuruna yabancı kalıyor.
En ağır ayrılık da birisine değil,
Onunla gülerken tanıştığın kendine veda etmekmiş.
Artık yürümüyorum o kaldırımlarda.
Bekleyen gölgene de dönüp bakmıyorum.
Yas tuttuğum sen değilmişsin.
En çok, sende yaşattığım neşeme yandım.
Sen uzaklaşırken benden de bir parça gitti.
Yokluğundan değil, içimde düğümlenen benden.


unuttuğumuz kendimizi hatırlatan çok güzel yazı olmuş, yüreğinize sağlık Gülşen hanim
Kaleminize sağlık Gülşen hanim, çok güzel bir anlatım olmuş
emeğinize yüreğinize sağlık Gülşen hanim çok beğendim
Başkasına ağladığımı sanırken aslında kendime ağladığımı fark ettim, yüreğinize sağlık
Gidenlerin ardından tutulan derin bir sitem olmuş yüreginize sağlık gülşen hanim
emeğinize sağlık gülşen hanim
yüreğinize sağlık Gülşen hanim çok beğendim yazınızı