DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Evren ve Sonsuzluk / Ömer Hattab Saitoğlu

evren4Evren deyince insanın aklına gezegenler,  yıldızlar,  meteorlar,  galaksiler, karadelikler, karanlık enerji, karşıt madde ve dahası gelmektedir. Aslında evreni tek bir tanıma sabitlemek pek doğru değildir. Çünkü evren ucu bucağı olmayan sonsuzluk alemidir, desek bile yetersiz kalır. Bu sonsuz ihtişam sizce tesadüfen oluşabilir mi? Bu mümkün olabilir mi? Cevap gayet açık ve net: Tatbiki de tesadüf değil. Evrene bakıp da yaratıcıyı görmemek imkansızdır. Aslında Evren’e her baktığımızda sonsuzluğa bakıyoruz ve öylece dalıp gidiyoruz. Evren’i ve onun sonsuzluğunu anlamak bizim beynimizin algı sınırlarını zorlamaktadır hatta aşmaktadır. Biz bunlara rağmen güzel Evren’imize bakmaya devam ediyor ve her geçen gün hayretimiz katlanarak artmaktadır. Bu sonsuzluk diyarında kaybolmamak içten bile değil. İşte burada Yüce Rabbimize (c.c.) şükrediyoruz çünkü bir evimiz var. Kendimize ait güneş sistemimizde nefes almaya devam etmekteyiz. Her şey bir düzen içinde ve bu düzen gayet güzel bir şekilde işlemektedir.

evren3Evrenimiz yoktan var olmuştur. Bilim insanlarının en yaygın görülen teorisine göre evren,  on üç küsür milyar yıl önce büyük bir patlamayla oluşmuştur. Bu patlamaya günümüzde “Bigbang” denilmektedir. Bu patlamanın nasıl olduğunu anlamak için çeşitli deneyler yapılmaktadır. Ne kadar deneyler yapsak da evreni tam anlamıyla anlamamız zor gibi görünmektedir.

Hayret verici bir sonsuzluk karşısında etkilenmemek ve şaşmamak içten bile değil. Daha evrenimizi tam keşfetmiş ve anlamış değiliz. Bizim gördüklerimiz,  görülebilen evrenin çok az bir bölümünden ibaret. Bu da sayısal olarak ortalama yüzde beşlik bir değere denk gelir. Oldukça şaşırtıcı derecede az bir oran. Peki kalan diğer yüzdelik bölümde neler var ? İşte bunu tam olarak bilemiyoruz. Yani bizim bildiğimiz milyarlarca galaksi, bunların içindeki gezegenler yıldızlar ve dahası hepsi bu yüzde beşlik dilimin içindedir. Kalan bölümünü şimdiki teknolojimizle görememekteyiz. Teknolojimizin geliştiği gibi evren de sürekli olarak gelişip genişlemektedir. Yani tahmin ettiğimiz gibi sabit kalan bir evrende yaşamıyoruz. Rabbimizin  (c.c.) yaratma sanatına güzel bir örnektir evren ve içindekileri.
evren1Malesef bizler daha var olan galaksimiz samanyolundan bile çıkabilmiş değiliz. Bizler galaksimizin fotoğraflarını internette görebilmekteyiz. Ama bu fotoğraflar gerçek değildir. Dediğim gibi galaksinin dışına çıkmadan nasıl olurda galaksimizi fotoğraflayabiliriz ki? Başka galaksileri fotoğraflamak mümkündür. Bunu dünyadan teleskopla bir yıldıza bakmaya benzetebiliriz. Şu durumda en yakın yıldıza gitmek milyonlarca yılımızı almaktadır. Şuan Mars’a gitme çalışmaları yapılmaktadır. Mars’a yolculuk bile aylar sürmektedir. Burada size mesafelerin ne denli uzak olduğuna dikkat çekmek istiyorum. Örneğin,  güzel Ay’ımız bize 400 bin km mesafededir. Bu mesafe arasına Güneş sistemimizdeki tüm gezegenler sığmaktadır. Aslında Dünya’mızda kullandığımız kilometre terimi uzayda pek de bir anlam ifade etmemektedir. Daha doğrusu yetersiz kalmaktadır. Uzayda yani Evren’imizde kilometre yerine ışık yılı ifadesi kullanılmaktadır. 1 ışık yılı = 9. 467. 280. 000. 000 kilometredir. Muazzam bir uzaklık gerçekten. Dünya ve Güneş’imizin uzaklığı ışık yılıyla,  ortalama 8 ışık dakikasıdır. Samanyolu galaksimizin çapı ise 100.000 ışık yılıdır. En yakın galaksi olan Andromeda ise 2,3 milyon ışık yılı uzaklıktadır. Bu rakamlar bile Evren’imizin yanında yine küçük kalmaktadır. Zira ben trilyonlarca hatta katrilyonlarca ışık yılından bahsetmekteyim. İşte inanın burada algımız yetersiz kalmaktadır.

evren2Bir yıldızın ışığı söndüğünde yani patlayıp Süpernova’ya dönüştüğünde çekirdeği oldukça küçülmektedir. Çekirdeğinin içindeki bir küp şekeri boyutlarındaki maddenin ağırlığı bir ton gelmektedir. Düşünsenize bir küp şeker tanesinin bir ton ağırlığında olduğunu. İnanın insanın aklı almıyor. Öyle küçük bir madde nasıl olurda bir ton gelebilir dediğinizi duyar gibiyim. Bunu anlamak oldukça zor ama Rabbimiz (c.c.) böyle bir maddeye ol demiş ve o da oluvermiş. İçinde bulunduğumuz evrende o kadar çok şaşırtıcı şeyler var ki gördükçe,  anladıkça hayranlığımız büyümektedir.
Her gün geceleri penceremden bakabildiğim kadar evrene ve içindekilere bakmaktayım. Bu sonsuzluk karşısında derin düşüncelere dalmaktayım. Ve sonunda Rabbimizin (c.c.) büyüklüğünü her zamanki gibi görmekteyim. . .

Bu yazıyı paylaş:

3 thoughts on “Evren ve Sonsuzluk / Ömer Hattab Saitoğlu

  1. Hocam bu başarınız için eminim hiç kimse şaşırmamıştır çünkü hep böyleydiniz siz her zaman farklıydınız sizi tanıdıgım için cok mutluyum 🙂

    1. Teşekkür ederim mehmetciğim 🙂 Başarmak kolay, yeterki vazgeçmeyelim…

  2. Hocam işinize olan ilginiz ve sevginizi her yerde gösteriyorsunuz başarılarınız ve fikirleriniz her zaman daha ileri seviyede bizide cok şey kattınız bir ögrenciniz olarak size cok içten teşekkür ederim 😊

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 5 eseri bulunmaktadır.