DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Olmayacak Duaya Âmin Denir / H. Kübra Aydın

Atalarımız her döneme ayak uyduran, yolumuzu ışıtan, tecrübe dolu sözler bırakmışlar bize. Ancak günlük konuşmalarımızı süsleyen bu atasözlerinden biri var ki; diğerlerinden çok ayrı bir görev üstlenerek insanı umutsuzluk kuyusuna düşürüyor: “Olmayacak duaya amin denmez!” Hangi duanın kabul olacağını insanın Rabbinden başkası nasıl bilebilir de hüküm verebilir?

Allâh varsa umut var, umut varsa hayâl var, hayâl varsa dua var ve dua varsa onu kabul edecek yahut etmeyecek Allâh var. Hayatın en güzel kısır döngüsü de bu olsa gerek. Başında ve sonunda Allâh olan bir döngü…

Elbette ki her hayâlimiz, isteğimiz doğrultusunda gerçekleşmeyecek. Düş kırıklıkları yaşayacağız, belki çok üzüleceğiz, kırılacağız, bin parça olacağız… Fakat biz düştüğümüz yerden kalkıp “âmin” demeye devam edeceğiz; gönlümüzdekilerin hakkımızda hayırlı ve kabul olmasını umarak. Olmazsa da Mevlânâ Celâleddin Rûmi Hazret’in şu sözü düşecek gönlümüze: “İstediğin bir şey olursa bir, olmazsa bin hayır ara”. Demek ki olan/olmayan her şeyde mutlaka hayır var ve Allah bize ne murad ettiyse en hayırlısı o. “Eyvallah” diyeceğiz o halde; kuyulara düşmeden, incinmeden, incitmeden…

Her hayâl “âmin” denilmeyi bekleyen bir duadır bir bakıma. “Allâh kabul etmeyeceği duanın hayâlini de kurdurmazmış” der yine büyükler. Bu söz karanlık kuyulara ışık tutar gibi. O halde umutsuzluğa hâcet yok!

Kuyulara düşmeye, kabuklara çekilmeye pek meyilli olan bizler, atalarımızın bu sözünü yine onların affına sığınarak “Olmayacak hayâllere ‘âmin’ denir” diye değiştirelim mi, ne dersiniz?

Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 19 eseri bulunmaktadır.