Eksik Bir Şeyler Var / Gülşen Güler

İnsanın içi bazen sebepsiz yere dolar. Ne olduğunu tam adlandıramaz ama bir ağırlık çöker yüreğine; kelimeler bile o yükü taşımakta zorlanır. Dışarıdan bakıldığında her şey yerli yerindedir aslında. Gün aynıdır, sokak aynıdır, sesler aynıdır. Ama insanın içindeki dünya bambaşka bir hâl almıştır. Tanıdık olan her şey bir anda yabancılaşır.
Hasret denilen şey, çoğu zaman sanıldığı gibi bir yokluk değildir. Asıl acı olan, varlığın elinden alınmasıdır. Yanındayken kaybetmek, gitmeden eksilmek… İnsan yaşadıklarını bir sandığa kilitleyip anahtarını denize attığını sanır. O sandık bir daha açılmayacak zanneder. Oysa hayat küçük oyunlar oynamayı sever. Bir şarkı, ansızın gelen bir koku ya da tanıdık bir ses, denize atıldığını sandığın anahtarı alıp önüne koyuverir.
Birlikte gülünmüş anlar, yarım kalmış cümleler, “bir gün yaparız” diye ertelenip hiç yapılmayan planlar… Hepsi sessizce dökülür insanın önüne. Yazıya döksen mürekkep dayanmaz, söze vursan anlam eksik kalır. Çünkü bazı cümleler anlatılmak için değil, susmak için vardır. Herkes duysun diye değil; sadece bir kişi duymadı diye yazılır bazı satırlar.
Hasretin sessizliği, yangından beterdir. Özlemek kelimesi bu hâli karşılamaya yetmez. Geriye dönüp bakıldığında insan en çok geçen günlere yanar. Telefonun başında beklenen dakikalara, gelmeyeceği bilinen mesajlara feda edilen gecelere, bir başkası uğruna ertelenen hayallere… Şimdi hepsi, yaşanmış ama anlamı geç fark edilmiş birer kayıp olarak durur karşımızda. Şimdi cebimizde, o denize attığımızı sandığımız anahtarlarla, kapısı çoktan kilitlenmiş odaların önünden geçip gidiyoruz.
Belki de bu yüzden insanın içi hep biraz eksik kalıyor. Bir yanımız o kilitli odanın önünde nöbet tutarken, diğer yanımız hiçbir şey olmamış gibi hayata karışmaya çalışıyor. Eksik olan artık bir öteki değil, o odada bıraktığımız biziz. Ve ne garip… İnsan en çok, artık kendisinin bile giremediği o odalarda kimin saklı olduğunu özlüyor.
Eskiden tek bir bakışından ne hissettiğini anladığın o insanın, şimdi senin en derin acına bile bir yabancı gibi bakması… Şimdi o eksiklik hissiyle yaşamayı öğrenirken cebinde sadece o meşhur anahtarı taşıyorsun; hani denize attığını sandığın ama hayatın her sabah avucuna bıraktığı o anahtarı… Gözlerindeki o yabancı, benim tanıdığım en acı vedaydı.
Bir şeyler hep yarım, bir şeyler hep eksik…


Bir yanım kilitli odanın önünde nöbet tutarken tabiri beni darmadağın etti ,dert ortağım oldu bu yazınız,kaleminize sağlık
çok zarif bir anlatım olmuş, ancak bu kadar güzel tarif edilebilirdi
Sanki benim iç sesimin kağıda dökülmüş hali
mürekkebiniz dolu, yüreğiniz dert görmesin
Biz erkekler genelde herşey yolunda gibi davranırız, ama akşam eve gelince anahtarı cebimizden çıkarınca dünya başımıza yıkılır
Yüreğinize sağlık özellikle hasret kısmı beni çok eskilere götürdü. O kadar derin hissettim ve bunu yansıtabilmek büyük bir başarı
kavuşamamak bir nefes kadar yakın, ömür kadar uzaktır , okurken kendimi buldum yüreğiniz dert görmesin
Bu kadar içten bir yazı için teşekkür ederim,kalbinize sağlık Gülşen hanım
Gülşen hanım,hissederek yazdığınız ne kadar belli,yüreğinize sağlık
doğal samimi anlatım olmuş, emeğinize elinize kolunuza sağlık, Gülşen hanım
kelimelerin ruha dokunuşu, emeğinize sağlık
aşkı ve hasreti anlatan çok güzel bir yazı olmuş, yüreğinize sağlık Gülşen hanım
buda geçti be diyordum öyle sandım geçmemiş, yazıyı okurken gözümde canlandı koskoca mazi, helal be Gülşen hanım,elinize yüreğinize sağlık, yazınızı çok beğendim teşekkürler
yaşlansam da icimdedir sevdası, yüreğinize sağlık
çok samimi içten bir yazı, okurken yaşadım resmen
Bir şeyler hep yarım, çok doğru bir söz, emeğinize sağlık Gülşen hanım
çok güzel anlamlı sözler, tebrik ediyorum,
içten doğal bir yazıyı kaleme almışsınız, çok beğendim ,
okuyunca beni nerelere götürdüde geri getirmedi, yüreğinize emeğinize sağlık,
sevdanın rengi olurmu oluyormuş işte, yüreğinize sağlık Gülşen hanım
rüyalar gerçek olsaydı özlemim son bulurdu, emeğinize yüreğinize sağlık Gülşen hanım
Bu yazınızıda okuma fırsatı buldum,Kaleminize sağlık, çok zarif, hüzünlü ama bir o kadar da bizden bir yazı olmuş,