DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Bir Mutlu Başarının Hikayesi / Ayşe Arslan

       Öyle dikkatlice izliyordu ki beni dersi anlatırken bile gözlerimi ayıramıyordum gözlerinden. Evet, öğrenme güçlüğü vardı okumayı da çok zor öğrenmişti. Bazı şeyler onun için çok zordu ama öyle izliyordu ki beni kendime dönüp dönüp bakasım geliyordu. Bu çocuk ben de ne görmüştü ki bu kadar. Her gece düşündüm tek bir amacım vardı sevginin en önemli şey olduğunu öğretebilmek. Sanırım olay buydu bunu öğretebilmek için sevmeliydim deli gibi belki de delirircesine. Öyle iyi bir kalbi vardı ki. Sınıfta hemen herkese yardım etmeye çalışmıştır. Hem diyordu öğretmenim evde ablama da ben bakıyorum. Annem küçük kardeşimle ilgilendiği için. Verdiğim görevi bir kere aksattığını, ödevlerini bir kere yapmadığını görmedim. Derslerdeki dikkati sayesinde özel durumuna rağmen birçok soruyu yapabiliyordu. O her yaptığında her başardığında sınıftaki diğer öğrencilerim de çok mutlu oluyor dakikalarca alkışlıyorlardı. Bu çok güzel sınıfça kazandığımız özel bir kazanımdı. Sırasıyla arkadaşlarının yanına oturtuyordum. Öyle bir yardımlaşma vardı ki o kimin yanındaysa ilk ona yardım ediyordu. Onun kalbindeki o büyük sevgiyi diğer minik öğrencilerimde görmüştü. Ders çıkışları, teneffüslerde bol bol okuma yapıyorduk. Artık daha hızlanmıştı matematik hariç tüm derslerde belli bir başarı elde etmişti. Benim küçük gayretli öğrencim. İngilizceden bile öğrendiği kelimeler vardı sorumlu olmamasına rağmen. Her sınıfta kafası zehir ama haylazlığa vurduğundan başaramayan çocuklar. Aslında o onlara zorluklara rağmen başarmayı göstermişti.

    Şimdi sıra da 23 Nisan gösterileri vardı. O kadar gayretliydi ki diğer öğrencilere yardım bile ediyordu. Zaten o hep yardım eder yardım etmeyi. Gülmeyi, kendince espiri yapmayı çok severdi. O bu gösterinin de hakkından gelmişti. Mutluluğu görmeye değerdi çünkü zoru yine başarmıştı.

    Ayrılık vakti karne vakti gelmişti. Öğretmenler odasındayız çocukların karnelerini hazırlıyorum. O da teşekkür almıştı. Diğer öğretmen arkadaşlar hayretle bakıyorlardı. “Başardı” dedim, “Başardı. Kendi çabasıyla o derslerde gözlerini benden hiç ayırmadı ki… Unutma problemi de vardı ama her gün çabaladı. Bugün unuttu yarın yine çalışıp geldi.” Bunları söylerken çok duygulanmıştım. Sınıfa girdim çocukların yüzlerinde güller açıyordu. Çıkarttım onu tahtaya senin karneni en son vereceğim. Karneleri dağıttım, çocuklar mutlular. Ama ona bakıyorlardı. Karnesinin nasıl olacağını merak ediyorlardı. “Al dedim başardın. Bir teşekkürü hak ettin. O gülen bakışların hiç sönmesin canım.”

Sınıf coştu kendi karnelerini unuttular bir alkış bir alkış gülüşmeler. Ve bir yılın daha sonuna geldik güzel çocuklarım neşeniz daim olsun.

Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 20 eseri bulunmaktadır.