Boşistanbul… / Asuman Oğuz

Bugün bayram. Ramazan Bayramı’nın ilk günü.. Sabah namazı ile kalktım evime çok yakın camiiden ezanı dinledim .. Huzur vardı sesinde hocamızın.. Sonra bayram namazını dinledim. Tekbir sesleri nasıl da mest ediyor insan nasıl da huzur.. Bir de üstüne sağanak yağmur bir bereket…

Cam önündeki koyduğum ekmek kırıntılarına baktım henüz canlar gelmemiş. Benimki de akıl, yağmur var şimdi, onlar yuvalarında. Hele bir geçsin yağmur, nasılsa su kapları da dolmuştur. Eee ekmek de var yerler ..

Yüzümde bir tuhaf gülümseme, bayram dedim ama yapyalnız bayram olsun. Hadi kalk dedim, Annem ve Babam beni bekler bayramda. Eli öpülesiceler ne tez de gittiniz cennete? Metro boş, herkeste bir gülümseme, rahatlama herkes yerli yerinde. Tüm vagonlar da tek tük yolcular..

Oturdum.

Yağmur öylesine yağıyordu ki..

Metrodan indiğimde metrobüse bindim. Yine aynı, tek tük yolcular. bir sakinlik bir dinginlik!

Yağmur cama vuruyordu, öyle güzel seyrettim ki istanbulu.. Boğazı … Bir vapur geçiyorken resmini bile çektim. O yağmurda puslu bir sisler arasında gidiyordu, köprünün tam altından geçmişti ..

Benim ineceğim yer, Edirnekapı şehitliği, bizimkiler orada .. Şemsiyemi açtım. Koştura koştura caddeyi geçmek icap ederken, trafik yok ki!..  Alışkanlık işte, durdum yine, bir gülümseme yüzümde.. Mezarlığın kapısında çiçekçi kadın var, tanırım yıllardır..

“Naber abla, vereyim mi demeti 20 lira…”

“Ne yaptın be abla dedim bu yağmurda? 15 vereyim.”

“Olmaz” dedi

“Kalsın, dedim. Zaten hediyem cebimde..”

Ben geldim Anne, Baba yine ben… Selamlaştık.. Açtım şemsiyemi, aldım cebimdeki hediyemi, başladım okumaya… Mezarlıktaki çocuklar geldi.  Yasin okurken:

“Abla bir şey lazım mı?” dedi birisi.

“Yok evlat, dedim, zaten yağmur var, bitireyim harçlığınız cebimde.” Yine gülümsedim çocuklar bozulmuş mudur acaba?

Çok şiddetli yağınca bir elimle okuyup diğer elimle kavrayamadım şemsiyeyi. Ben de bizimkiler ıslanmasın diye tam ortaya koydum şemsiyeyi. Kesin diyorlardır: ‘Kızım ne işin var bu yağmurda!? Hadi evine üşütüp hasta olacaksın…’ Yine gülümsedim ama buruk bir gülümsemeydi. ‘Peki sizin ne işiniz var orada? Bak sırılsıklam olmuşsunuz.. Mezarda da olsalar, anne ve babanın yanında olunca, çocukluk yansır hareketlerimize, hangi yaşta olursak olalım..

Yasin bitti. Duamı ettim. Baktım baktım uzunca.  Mekanınız cennet bahçesi olsun dedim, İyi ki sizlerin çocuğuyum.. Yağmurla gözlerimdeki karıştı sanki.. Şehitlikten çıktım hemen bir otobüse doğru Eyüp Sultan Camii’ye gittim. Ani bir karardı ama değdi cidden, değdi, dedim içimden. Yağmur halen aynı kıvamda yağıyor. Camiiyi ve Eyüp Sultan türbesini gezdim, dua ettim çıktım. Baktım bir otobüs bomboş. Eminönü.. Gitsem mi acaba? ‘Git be!’ dedim kendi kendime. ‘nasılsa çıktın bir kez yola..’ Eminönü’ne geldiğimde yağmur biraz olsun yavaşladı. Aman Ya Rabbim! Ne göreyim, Eminönü bomboş.. Heyooo! Tüm caddeleri gezebilirim kimseye çarpmadan. ‘Bugün bayram, eğlenin çocuklar’ şarkısı takıldı dilime, yine gülümsedim.. Güvercinli Camii diyorum ben Eminönü’ndeki camiye. Bir adam bu yağmurda yem vermede, onların da resmini çektim. Ne gayret, ne gayret.. Aynı hareketlerle yemek yemelerine bayılıyorum..

‘Kuşlar kadar özgürüm’ dedim, seyret seyredeceğin kadar!  Tüm banklar senin, Tüm caddeler senin. Bomboştu her yer.  Oturamıyorum yağmurdan ıslanmış banklara…  Olsun! Denize baktım karşımdaki Galata Kulesi’ni seyrettim. Yanımda bir köpek, başını dayamış bir su birikintisine dinlenmede. Ne çok seviyorlar böyle havayı. Etrafta bir kaç turist. Eminönü Meydanı’nı adeta tavaf ettim beş dakikada.. Sirkeci’ye doğru yürürken hemen yanda bir Cafe var, bir çay içeyim dedim acıktım da. Oturdum yine bir kaç müşteri bir şeyler atıştırıyordu. Camın yanındaki bir masaya oturdum. Çay ve tost söyledim. Yeminle, sanki hazırmış gibi, iki dakikada geldi.

İstanbul bomboşş! Kimse yok kii..

Marmaray’a yani eski Sirkeci Garı’na kadar yürüdüm. Başka zaman olsa o yol yarım saat sürebilirdi, sürmedi, on dakikada Sirkeci’deydim. Aslında çok kararsızdım; Üsküdar’da mı, Ayrılıkçeşme’de mi insem diye.. Yağmur ve erken kalkmak yormuştu. Ayrılıkçeşme’de inmeye karar verdim. Sonra metro ve bizim mahalledeydim.. Saat 13:10 bile olmamıştı. Öğlen ezanı okundu okunacak.

Yine yağmur, yine boş sokaklar.. Öyle huzurlu geldi ki bu yolculuk bana .. Eve girdiğimde ‘Keşke Üsküdar’da inseydim’ dedim.. ‘İnşallah yarın konuk gelmezse onu da yaparım ama yine yağmurlu olsun isterim, bugün bayram ıslanmaktan, yürümekten hiç böyle zevk almamıştım.

Bayram güzeldir, bayram hoştur. Amacı vardır. Yapyalnız olsanız bile, gideceğiniz annenizin ve babanızın mezarı  varsa bile yine şanslısınız. Rabbim, bayram günü hürmetine sen bizleri rızana uygun kullarından eyle.. Elbette Boşİstanbul dolacak bayram sonrası ama ne derler bir günlük ağalık ta ağalıktır hani… Ben bu şehrin boşunu da dolusunu da çilesini de hep sevdim, seveceğim de.. İstanbul bir sevdadır, bir yolculuktur tarihin en güzide yerlerine. Sevgilerim sana olsun, saygılarım sana olsun güzel İstanbul … Boşistanbul !

5 Temmuz 2016 Maltepe

 

 

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

8 thoughts on “Boşistanbul… / Asuman Oğuz

    Azize Karabak

    (5 Temmuz 2016 - 20:39)

    Çok güzel yazmışsın Asuman’cım okurken kendimi yanında hayal ettim duygularını ne güzel ne içten ne kadar samimi anlatmış yazmışsın tebrik ederim sevgiler.

    Ü.Pınar Kaya

    (5 Temmuz 2016 - 21:06)

    ŞaHaNe…
    İstanbul” u Yaşamak Sessiz iken…
    İstanbul”a Sahip Olmak, Kalabalıklardan Sıyrılıp…
    Şahane Bir Şehr-i Sefa
    Gönlüne Sağlık Asumanım
    Varlığına Sağlık…

    şaduman oğuz

    (5 Temmuz 2016 - 21:34)

    son derece içten samimi bir dille yazmışsın,İstanbulu boşken gezmek harika tadını çıkartmışsın.daha fazla anı yazısı bekliyorum.kutlarım…

    Nur Güler

    (5 Temmuz 2016 - 22:10)

    İstanbulda sizi seviyor😀tebrik ederim.harika bir yazı olmuş.kaleminize yüreğinize sağlık…

      MÜNEVVER SANCAKTAR

      (6 Temmuz 2016 - 14:34)

      ASU CUM CANIM NE KADAR GÜZEL ANLATMIŞSIN TEBRİK EDERİM SENİ CANIM BAŞARILARIN DAİM OLSUN SEVGİLER 🙂 <3

    meziyet

    (6 Temmuz 2016 - 01:44)

    Tebrikler canim….Bos Istanbul u guzel duygularinla gozlemlerinle ne guzel doldurmussun…yola devam..saglicakla kal..

    Filiz

    (7 Temmuz 2016 - 12:53)

    Canım arkadaşım yüreğine saglık. Öyle güzel ifade etmişsin ki okurken cok duygulandım. Bayramda yanında olup beraber ıslanmak, simitlerimizi kuşlarla paylaşarak yemek ve çayımızı yudumlarken en koyu sohbete dalmak isterdim 😘

    Günay Filiz

    (7 Temmuz 2016 - 12:56)

    Haklısın ablacım İstanbul bir sevdadır ve bu sevdaya kapılamayan kimse bilemez. Yazını öyle hayranlıkla okudum ki sanki yanındaydım beraber gezdik öyle alıp götürdü beni. En güzel bayramlar senin olsun ablacım . Güzel olan herşeyin kıymetini ne güzel anlatmış kalemin, ne güzel dökülmüşler yüreğinden mısra mısra… Hayran kaldım 2 kez okudum 2 kez daha okurum. Bana çok güzel şeyler kattın. Seni seviyorum

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir