Dayan Yüreğim, Dayan / Ziya Doğan

Biliyorum, zorluklar çepeçevre sarmış seni. Bakışların donuk, gözlerin yorgun…

Dilinde hasret türküsü, ayaklarında hüzün bukağıları…

İçin çöllerden daha kuru, özün şelalelere hasret..

Hicran türküleri nota nota can dudağında, adaletsizlik yiyip bitirmiş seni…

Kalmışsa son bir dem takandın eğer;

Dayan yüreğim, dayan!

***

Devir, yalan uydurma devri.

Çevre kadar ruhlar, ağızlar, gözler, düşünceler, ameller ve niyetler de kirli…

Tabiat katliamına vicdanlar da eklendi.

Şehirlerde, kasabalarda bombalar atılıyor. İnsan bedenleri havada parçalanırken doğrular ayaklar altında!

Kalpler de bu vahşetten ve dehşetten nasibini almış gibi..

Vurgun yemiş insanlık ve vurulmuş vicdanın orta yerinden!

Her taraf kan, göz yaşı, zulüm ve baskı..

Beyinler günah kurşunuyla, vicdanlar da haram bombasıyla tarumar edildi, ediliyor.

Sokaklardan şöhret mızrağıyla düşmüş, cansız bedenlerden geçilmiyor…

Riya, rimel diye kirpiklere sürülüyor, yeter be yeteeer!

Dayanabiliyorsan eğer;

Dayan yüreğim, dayan!

***

Ey yüreğim, tasmalı kölelerden farkın ne senin?

Kafese hapsedilmiş bülbül gibisin.

Kilidi bu kafesin, hangi sadistin elinde?

Kurtuluşun bilmem nasıl mümkün olur bunca düşmanla çevrilmişken…

Sana çağrımdır bu benim;

Dayan yüreğim, dayan!

***

Misalin, çölde su arayan yolcu…

Fıtrata zıt düşmenin ceremesini çekiyorsun, belki!

Karanlıklar dehlizine düştün, amansızca…

Zift karanlıklarda kendini kayıp ettin.

Unuttun en önemlisini…

İbadetleri geçiştirdin, ihanet ettin özüne.

Harama nazar eden gözlere pencere açtın, düşünmeden…

Ve oradan dolan dumanı bir esrarkeş gibi çektin içine, utanmadan!

Hayret, tüm bu olanlara rağmen nasıl hala katılaşmazsın, taş kesilmezsin?

Ölmediysen eğer,

Dayan yüreğim, dayan!

***

Ey yüreğim,

Mecnun gibi hakikat Leylası’nı aramak dururken sen malayani işlerle uğraştın, yuh sana!

Hakikate yol bulup gitmek varken bu geçici diyardan, sen nefis girdabında boğuldun, yuh sana!

Sen, seni Esfel-i sâfiline çeken egonu aziz bildin, tuu sana!

Her şeyin aslına dönmek ve O’na(c.c) ulaşmak varken sen, aslı değil de sahteyi seçtin, yuh sana!

Bu sahteliklerin peşinden koştun, bıkmadan ve usanmadan. Sahi, hiç utanmadın mı?

Ne olur her şeye rağmen dayan yüreğim…

***

Unuttun mu sen?

“ İman, insanı insan eder; belki, insanı sultan eder. Öyle ise, insanın asıl vazifesi iman ve duadır. Küfür, insanı gayet aciz bir canavar hayvan eder.”

İman et, itaat et Yaradan’ına ve dayan!

Tüm şeytani vesveselere, nefsanî tuzaklara ve ego şişirmelerine rağmen dayan!

Ne olur yüreğim, dayan!

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

2 thoughts on “Dayan Yüreğim, Dayan / Ziya Doğan

    ibrahim sen

    (10 Mart 2017 - 17:18)

    Hakikaten Mükemmel bir Eser…!

    Oz Ural

    (11 Ekim 2017 - 18:40)

    Degerli yazar,

    Yazinizi okurken duygulandim. Tesekkur ederim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir