Eşkâl / Tuncay Yıldızhan

Ha bire burnumu çekerim.
İçiniz kalkar bilirim.
Ama hele bir durun.
Şöyle biraz oturun.
İçiniz de otursun.
Sohbete dahil olsun.
Yâr kokusunu özlerim;
Saçlarından püfür püfür koşarak gelen
Ter kokusunu özlerim;
İşinin hakkını verenlerden.
Ekmek kokusunu özlerim;
Helalinden.
Evet, çekerim burnumu derinden;
İşte bu sebeplerden.

Ah bir de kan kokutmasalar;
Cânım toprakları.
Kır çiçekleri dururken,
Barut koklatmasalar.
Sızlatmasalar burnumun direğini.

Eğri büğrüdür dişlerim.
Ve diş iziyle bezelidir dilim.
Oluk oluk avaz kaybeder kelimelerim.
Laf dalaşındandır bu zayiatlarım.

Anadan doğma körebeyim;
Ve mütemadiyen ortada.
Ne yana kaçsam sobeyim;
Kader denen bu oyunda.

Bir deri bir kemiğim.
İliklerim sayılır göz yordamıyla.
Sömürüldü tüm iyi niyetlerim.
Art niyetlerim düştü.
Kısmetçi tavşanların payına.

Olur da bir gün kaybolursam,
İçinizde yahut dışınızda.
Olur ya tarif soran olursa,
İşte bu da benim eşkâlim.

21.6.2018

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

1 thought on “Eşkâl / Tuncay Yıldızhan

    Semiramis

    (12 Ağustos 2018 - 14:51)

    Içten ve samimi yazınızdan dolayı tebrik ederim..Yüreğinize sağlık..Kaleminiz daim olsun…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir