DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Zamana Düşen İzler  / Muhsin Gümüş 

(14 Kasım 2016)

Karadeniz’in sis çökmüş yaylaları gibiydi gözleri Hızır. Bozbulanık, buğulu, puslu. Gönlü pek seçilmezdi.

Başından eksik olmazdı duman. Lakin tek kelime söylemezdi. Sevdasını, acısını, sevincini ketumluğunda saklardı. Öfkesine, sevgisine gem vurur, lakin isyanına boyun eğmezdi.

Güney Anadolu Torosları’nın uğultusu eksik olmayan rüzgarlı tepeleri gibiydi duruşu. Buna mukabil umutları hayat dağının sarp yamaçlarında narin bir gelincik çiçeği kadar kırılgandı.

Sevgisi, kini, nefreti maden gibiydi toprağın metrelerce altında. Tespit için sondaj gerekiyordu lakin bunun için uygun değildi halet-i ruhiyesinin zemini. Yargılarının gölgesinde, kaygan ve tehlikeli.

Saçları Batı Ege’nin mısır tarlalarını andırırdı. Kurşunlu şelalesi gibi dalgaa dalga dökülürdü omuzlarından rastgele. Ne bir menzili, ne belli bir güzergâhı vardı düşleri gibi.

Henüz tutuşmaya çalışan meşe çalılarından çıkan dumana benzerdi dalışları. Göstermelik gülüşleri, uzaktan kış manzaralarını andırırdı. Sanırdın ki Erciyes’in karlarıydı, tipisi boranıydı bakışları.

Yaz yağmurları arefesinde çakan şimşekler gibi gözleri bütün kusurları ayan ederken boyundan büyük gürültüler koparırdı lakin bu hallerde bir damla yağmazdı.

İşe böyle Hızır. Bir garip idi, geldi geçti bir rüyanın ortasından. Yüreğine biraz kör, yoluna biraz topal ve hakikate biraz sağır. Bendeniz böyle sanır, bunca söylerim. Doğrusunu Allah bilir.

Rabbim; Yolunu aydınlık, bahtını ak, gönlünü berrak kılsın.

Bütün zamanlarda, yüreğimden yüreğine selam olsun.

( f.m.g / Günbatımı Mektupları )

 

Bu yazıyı paylaş:

One thought on “Zamana Düşen İzler  / Muhsin Gümüş 

  1. Kaleme dökülenler gibi olsa keşke! Yaşadıklarımız ve yaşattıklarımız.. İnsanların duygularını sırf kaleme dökmek için satır ,satır ziyan etmesek…

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 2 eseri bulunmaktadır.

Yazarın diğer yazıları