DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Hayy Hakk / Havva Kalaycı

Şehre geldikten sonra gündüzleri dışarı çıkmadım hep evde kaldım.Arada camdan bir iki saniye bakıp, gerisin geri hızla kapatırdım perdeyi. Her şey yabancıydı. Ama karanlık çöküp akşam olduğunda hemen kapının eşiğine çıkar, mavi bir kumaş gibi süzülen gökyüzünü ve havlu duvarının hemen yanındaki armut ağacının dallarına dağılan güneşin kızıl gölgesini seyrederdim. Yıldızları elini uzatsan toplarsın, gök kubbe o kadar yakın. Ayın ışığından bahçe duvarının öbür tarafındaki caminin minaresi ışık içinde salınır durur…

Bu kadar tanıdıklık yetmiyordu tabii. İkimizin de vaziyeti ciddi idi. Onu bilmem ama ben yeniden memlekete gitmek için o kadar mücadele ettim ki, nihayet dört beş ay sonra pılımızı pırtımızı toplayıp yeniden kasabaya gittik. İkimiz de otun çöpün içinde yaşayacağımız eski hayatımıza dönmeye azmetmiştik…

Şimdi bu satırları yazarken, o günlerde memleketi için yanıp tutuşan o kız bana çok yabancı geliyor. Kasabadaki evin balkonunda mavi boyalı demir saksılıktaki, güneşten kurumuş sakızı sulama arzusunu; tek kimsenin yüzüne gam düşmesin diye erteleyip dururdum…

O da akşam çökerken yolun kenarındaki duvarın dibinde yoldan geçen arabaları, o hüzünlü yalnızlıkta bütün gelmiş ve geçmiş acılarını garip bir dalgın bakışla seyre dururdu. Eskiciler, satıcılar, at arabaları, hayırcılar; Arapların sokaklarında birbirine karışırdı.O curcunalı sokağımızda insanların bisikletleriyle işlerinden evlerine dönüşü onun uzun seyrine son verdirirdi… Ve gün inerken o da yorgun ruhunu alır eve girerdi…

Gün batımına karşı zaafım o günlerde başlar. En fazla sevdiğim vakitler. O vakitlerde oturduğum yerden kalkar, onun bir elini gözünün üstüne siper edişini, puslu bakışlarla yoldan geçenleri izleyişini,sırtının bizim evin duvarında olduğunu acı bir sızı ile hissederim. Akşamın o garip ışığında dilinde,“Hayy Hak, Hay Hak.” Hakkı Haktan istemek… Hep umutla söylerdi. Hak kelimesi boğazındaki nefesi titretirdi. Şunu da belirtmek isterim ki, hayatım boyunca duanın, dua sahibi ile bu kadar kenetlenişini görmüş değilim. Öyle ki bütün şikâyetlerini gölgede bırakırdı…Ne güzel bir teslimiyet…Hakkı Haktan istemek…..

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir