Hicran Makamı / M. Latif Bakış

En pes perdeden huzuru,
En tizinden acıyı duyuyorum
Bam telimin kopmuştur tonu
Renkler dünyasında karanlık yaşıyorum.
Bir sabâ nefes olsun istiyorum
Lahuti dolsun hücrelerim her yandan
Bir hüseynî ile dokunsun ki ruhum
Canlansın efkârım yeni baştan
Hüzzam ile çizilmiş kaderim sanki
Nihavend ile meşk etmek de ne
Segâh hızında tükenişteyim gibi
Acem-aşiran’dan, raksdan bana ne
Zılgıtlar kulağımı tırmalar, susturamam
Ağıtların biçimlendirdiği çocuğum zira
Hazların derin darbesinden kâm alırım
Gam yemem, elem de yoklar ruhumu şu sıra
Bülbülün dilinden yükselen şu bendeki figandır
Ufku kızıla boyayan şu bendeki hüzzamdır
Gülistan tarumar, gülşen harabat bende
İçimdeki okyanus bir damlaya gümandır
Ey küheylanların yelelerinden savrulan gençlik
Ve ey dalgaların esintisinde inleyen hayat
Bir nefese muhtaç, bir siğile yenik güzellik
Topraktan kaçış neden, alış, bir tadına bak
Varlık en üst perdeden benim varım
Yokluk en dip dalgadan sanatkârım
Bu dikotomik gergefte ritimle örülmüşüm
Diyadelerdeyim; ama ben O’ndan ümitvarım.
Saba’ya gizlenmiş Hüseynî gibiyim
Dışımın sükunetine bastırmışım hicranımı
Uzak gülistanlardan rayihalar alır gibiyim
Mücrimim lakin O’na sundum meramımı
Ancak O onarır şu biteviye perişanlığımı.

