Can Kırığı / Mehmet Faruk Habiboğlu

Gecenin içinden karanlık geçiyor da gecenin içinden tren niye geçiyor?

Yahut ben ve sen bu kadar yaklaşırken neden daha fazla uzaklaşıyoruz birbirimizden? Bak ben sana kalk, bir cigara iç bu saatte diyorum ve elinde bir fincan acı kahve. Ben her gece tam bu saatte tütünle hemhal.

Umutlarımı yüklenmiş bir kara tren karanlığı yarıyor, sana varıyor. Ama sen hiçbir istasyonda değilsin! O yüzden adını siliyorum buğulu camlardan; bir nefes daha derinden…

Hemen İstanbul’un yanında, hemen yanı başındayım. Ne kadar uzaktasın demek ki değil gözüm sözüm bile değmiyor sana!

Gecenin karanlığı hiç gitmiyor içimden, oysa gecenin tam içinden geçiyor. Benim tam kalbimin ortasından ıssız bir sokak geçiyor. Bir kara kedi sokaktan geçiyor, bir köpek havlamıyor ardından. Sen hiç sokaktan geçmiyorsun!

Karanlık geçip gidiyor gecenin dehlizinden. Tren acı acı siren çalıp gidiyor. Ben bütün istasyonlarda hala bekliyorum seni. Sen hiç gelmiyorsun…

Cam kırığı ne ki?
Can kırığı var
Can kırığı!

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

1 thought on “Can Kırığı / Mehmet Faruk Habiboğlu

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir