DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Kadim Kiş Kafesi / Gülnare Asgarzade

(Tarihî Mekân)

Bugün Şeki’nin Kiş köyünde o meşhur Alban kilisesini ziyaret etmeyi planladım. Üç dört sene önce gazeteci arkadaşımla buraya gelmiştik en son. Bu kez kendi arabamla, taş döşeli yokuş köy yollarının sol tarafı Kafkas Dağları, sağ tarafı köy manzarasını seyrederek geldim. Yol, iki arabanın yan yana geçmesi zor olan dar bir yoldu. Nihayet menzile vardım.

İlk teessürat çok önemli derler hani… Alban kilisesinin hemen yanında Kadim Kiş Kafesi dikkatimi çekti. Önceleri burada sadece hediyelik eşyalar satılıyordu, yine vardı ama bu defa burayı küçük bir kafe gibi işletmeye açmışlardı. Kendi evini kafe gibi kullanması çok hoşuma gitti. Balkonda tahta masa ve banklar, yaslanmak için yastıklar (biz uzun yastıklara mütekke deriz), kilimler, eski desenli tarihî halılar, bütün devletlerin birer küçük bayrağı, saksıda çiçekler, semaver ve odun sobası, Şeki ipeğinden başörtüleri (keleyağı)… Balkonun baş tarafındaki büfe, burayı gerçekten çok ilginç bir dinlenme mekânına dönüştürmüş. İçeride bir grup yabancı genç turist çay içiyordu. Düşünebiliyor musunuz; dağın yüksekliğinde bir köy evi kafesi, kuş cıvıltıları, bülbül sesi, bahçeden akan suyun şırıltısı ve siz… İnsanın ruhu dinleniyor adeta.

İlk bakışta bana Kapadokya’yı da hatırlattı. Kapadokya’da böyle bir mekâna gitmiştim seneler önce. Azerbaycan’ın millî giysileri, başörtüleri, bakırdan olan kaplar, daha neler neler vardı burada. Duvarda Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın hanımları ile resimleri asılmış. 2015 senesinde buraya gelmişler, Alban kilisesini ziyaret etmişler. Bu kafe ise 2023 senesinde çalışmaya başlamış.

Bir çay içerek makalemin mevzusunu kafamda kurmaya başlamıştım bile. Çay derken, buradaki çay farklı bitki ve çiçek karışımından hazırlanıyor. Arzu eden normal siyah çay da içebilir. Burada hem de yemek ve kahvaltı verilir. Bahçenin girişinde, terastan bütün Kafkas Dağları’nın güzelliğine bakarak kahvaltı etmek muhteşem olur. Yaz ayları sürekli yağan yağmurlardan her taraf yemyeşildi. İnsan buradan ayrılmak istemiyor. Bir ara gözüme yayık da takıldı, biz ona nehre deriz. Köylerde onun içine süt koyarak çalkalayınca bir zaman sonra tereyağı elde edilir.

İlhame Hüseynova’nın bu güzel mekânından ayrılmak zor olsa da birkaç resim çektikten sonra yola koyuldum. İnşallah yakın zamanda tekrar geleceğim. Kısacası burayı gelip görmek lazım, sözler kifayetsiz kalıyor.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir