DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

İki Şiir / Ayşe Arslan

Dev Aynasında “Ben”

Ermekse sırra bir cihan büyür insan kalbinde
Er, bak gecenin kuytusunda silinir hüzünler dua dua

Rüzgârı bekle ebabili ol O’nsuz cümlelerinin
Yoksa ateş olur erince vuslata yerin

Sönük bir tarladan ne kalırsa geriye
Öyle yakıverir kötülük dokundu mu yüreğine
Kalakalırsın gözü yaşlı çiftçiler gibi
Hasat mevsimi ellerin bomboş

Aydınlık bir gecede, karanlık bir seherde
Mavi gök beklerken üzerlerinde
Griye çaldı hayatlar ama asla
Değil sana bu sözüm umutsuzluk için
Yıkık viraneler de bile bak açtı ay çiçekleri

Kalp O’nun barınırsan “ben” ile dönersin küle
Kalp O’nun hiç olursan O’nun bendinde
Yanıp yoluna olsan kül
Hatta bir de savrulsan bilinmezlere
Her zerrenle bulur var eder yeniden seni

Sen seni çıkar ayna önünden
Görsen ne olur kendi cüsseni
Gören O gördüren O

Barınma “ben” ile kalp O’nun
Aynaya bakma “ben” ile gören göz O’nun
Yazdım diye övünme
Kalem O’nun yazı da içine düşen söz ve aşk da
Tüm benliğinle gör
Er bilmenin varlığına
Er hakiki şuura/ Hû

VEFA BUSESİ

Ne zaman vazgeçti gözlerim izlemeyi gökyüzünü
Zamansız bir buluşma bu
Yaşamak adı
Çırılçıplak ruha giydirilmiş ten hırkası

Ne zaman vazgeçti işitmeyi rüzgârın sesini kulaklarım
Acele kararlar verilmişçesine
Yetişmeye çalışıyoruz ıslığına sur’un

Veda vefasızlıklar yoluyla buldu beni
Tam ortasından kırıldım hayatın
Yaşamanın adı kaldı
Ölümle yan yana

Zamansız gelmez kelebekler
Vaktini bekler
Mavi buseler kondurur
Denizin mavi köpüklerine
Boğulmak yaşamak
Art arda hepsi de bir
Kısmet değilmiş bize dosttan
Vefa ummak

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir