Hangisi Sizsiniz? / Ziya Doğan

Dünyanın hemen hemen her yerinde üç tip insana rastlamak mümkündür. Bu tipler; veresiye, peşin ve alacaklı yaşayanlar. Bu insanlar, birbirleriyle karakter ve mizaç yönlüyle zıt oldukları için anlaşmaları da ortak paydada buluşmaları da imkansızdır.

Sırasıyla bu birbirine karşıt üç tip insanları kısaca tanıyalım.

Veresiye yaşayan insanlar; sonuca hemen ulaşayım, hemen alayım, bedeli erteleyeyim hırsında olanlardır.  Sonuç odaklı oldukları için, azme değil hırsa sarılırlar. Nihayetinde de elde ettikleri şey, her ne olursa olsun sağlıksızdır.  Çünkü daha az zahmetli olduğu için daha az bereketlidir.

Mesela, kredi kartı ile alışveriş yapmak gibi.

Faiz ve kredi olan yerde asla bereket olmaz. Bedel yoktur çünkü. Emek yoktur çünkü. Onun için faiz her daim sermayeyi azaltır ve zekat da sermayeyi çoğaltır.

Veresiye yaşamak, ağır yüktür. Öylesine bir yük ki her geçen gün ağırlaşmakta. Yapılan araştırmalara göre, veresiye yaşayan kişilerde strese bağlı hastalıklar ortaya çıkmaktadır.  Stres hormonu kortizol; beyni devamlı alarm halinde tuttuğu için kan basıncını ve kalp atışını olumsuz etkiliyor.

Veresiye yaşamamak için, bedeli görmen için nakit ödemen gerekiyor. Hayatınız boyunca taksit, kredi kartı, kredi ve faizden uzak durmak lazımdır. Elzemdir.

Veresiye yaşamak, esir olmaktır.

Peşin yaşayan insanlar; bedelini hemen peşin ödeyerek yaşadığı için daha kârlıdırlar. Uluslararası piyasalarda en çok tercih edilen yoldur.

Ama ince bir hassas bir nokta var burada. O da şu, hizmet alırken peşin ödeme yapmamalı. İş bitince/bitirilince tamamını ödenmeli. Aksi takdirde beklenmedik durumlarla ortaya çıkabilir.

Peşin yaşayanlar, ne kendilerine yük olurlar ne de başkalarına. Onun için hiç kimseye de ‘eyvallah’ları yoktur.

Peşin yaşayan, her zaman ‘eder’den az ödemiştir.

Alacaklı yaşayan insanlar; en kârlı insandır. “Ben ödememi yapmışım, malımı satmışım, artık alacaklıyım.” ruh dünyası içindedirler. Rahatlar. Bu konuda kafalarını meşgul eden bir sıkıntıları yoktur.

Alacaklı kendi ödemezse Yaratıcı bir şekilde ondan mutlaka alır, bir şekilde alıcıya verir.

Unutulmamalıdır ki, ertelenen her şey artarak gelir. Bedeli ne ise hemen ödenmeli. Yarına kalırsa sonuç artarak gelecektir.

Ne demişler büyükler; “Bugünün işini yarına bakma!”

Yüce İslam dini, iki şahit ile akit yap diyor. Neden acaba iki şahit?

Alacağını garantiye al. Söz uçar yazı kalır. Not al. Belge al. Anlaşma yap. Belirsizliği yok et!

Bir insan hem varlıkla (bollukla), hem de yoklukla (kıtlıkla) sınav olur.

Varlıktayken kıtlıkta gibi, yokluktayken varlıkta gibi yaşamak gerekir.

Özetle; zenginlik miktarla değil temas edenle ilgilidir. Bereket de temas edendir.

Koca bir kova suyu kafandan aşağı döktüğünde o suyu zayi edersin, çoğu etrafa saçılır.

Ve insan yığarken değil verirken zengindir.

Bu gönderiyi paylaşın:

Yazar: ramazan

1 thought on “Hangisi Sizsiniz? / Ziya Doğan

    mehmetaluc

    (9 Aralık 2018 - 15:37)

    Ne kadar haklısın kardeşim,veresiye yaşamayan var mı?Bugünü yarına ötelemeden yaşayan mı kaldı?İnşallah peşin alanlardan oluruz inşallah kardeşim,selamlarımla.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir