DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

İkinci Mektup / Gülşen Güler

Sevdiğim,

Sana bu ikinci mektubu yazarken elim titriyor biraz.
Çünkü bu sefer özlemin yanında başka bir şey daha var korku.

Küsmüşsün bana.Gözünün içine bakamadığım için anlayamıyorum.
Acaba bu kısa bir küslük mü? Kapıyı çarpıp iki gün sonra “gel” diyeceğimiz türden mi?
Yoksa… yoksa bu bir bitişin sessiz başlangıcı mı?

Bilmiyorum. Ve bilmemek en çok içime batıyor.

Aramızdaki mesafeler zaten çoktu. Bir de aramıza şimdi bu soğukluk girerse nefes alamam ben.
Ben sende kaldığımdan beri zaman dediğin şey zaten garip akıyordu. Sen olmayınca günler daha da uzayacak.
Taze çekilmiş kahvenin kokusunda, akşamın o gri saatinde, yanımdan geçen her gölgede seni ararken… bir de “acaba küstü mü” diye düşünmekten yoruldum.

Sen benim hem sığınağımsın hem de en güzel sabırsızlığımsın.

Eğer kısa bir küslükse, gel inat etme.Gurur falan kalmadı bende.
Eğer bir bitişse… onu da yüzüme söyle. Çünkü ben en çok belirsizliğe dayanamıyorum.

Kilometreler ne kadar uzarsa uzasın, içimdeki en sıcak köşe hala senin.
Orayı boş bırakma olur mu? Biraz da bendeki sen üşümesin.

Kavuşacağımız o ilk ana kadar değil belki…
Kavuşup da sarılacağımız o ilk ana kadar dayanıyorum.
Sesini duymaya, “küs değilim” demene muhtacım.

Kendine iyi bak.
Ama bana da iyi davran. Çünkü sen sadece sana ait değilsin artık.
Biraz da bendeki sen’sin.

Sevgiyle, özlemle ve bu sefer biraz da korkuyla…


İmza: Mühür Gözlün

“İkinci Mektup / Gülşen Güler” eseri için 2 yorum:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir