DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Bosna Yollarında… / Rahman Ayhan

Bu pandemi sürecinde
Eski gezilerimden sizlere örnek veriyorum…
Yine sizlere
Bir veya birden fazla
Ülkeyi tanıtmak için yollara düştüm…
Şimdiki durağım,
500 yıldan fazla Türk yurdu olan, Bosna Hersek…
Uçağım İstanbul aktarmalı
Bosna Hersek’in başkenti, Saray Bosna havalimanına inecek…
Booking.com’dan
Daha önce odamı ayırmıştım…
4 gecelik odanın fiyatı 560 ₺…
Aslında onlar için
Çok büyük bir fiyat bu…
Çünkü Bosna Hersek, çok fakir bir ülke…
Şimdiye kadar
Sayamadığım kadar fazla
Seyahat ettiğim özel bir firmanın uçakları ile
Yabancılık çekmeden, seyahat edebiliyorum…
Uykum geldiğinde,

“Abla yatabilir miyim?” diyerek,
Yan koltuktaki bayanın, dizinde yatabiliyorum…

Bazen ise uçakta hazır olan
Mangallardan alıp
Koridorda, mangal yapabiliyorsun…
Uçağın içi
Duman dolarak nefes almakta zorlanabilirsin,
Ancak pencereleri açtığında
Temiz hava hemen, doluyor uçağın içine…
Gerçi
Daha önce öyle camları açtığımızda,
Birkaç yolcu hava sirkülasyonuna kapılarak,
Uçup gitmişti, uçaktan…
Ama
Herkes kaderine razı geliyor…
“Ha sirkülasyona kapıldın,
Ha uçak düşmüş” kader neyi yazmışsa olacak…
Yani bu şirketle,
Uçak yolculuğu çok neşeli geçiyor…
Seçim dönemlerine yakın bütün siyasetçilere,
Bu firma ile
Seyahat etmelerini tavsiye ederim…
Oy isteyecekleri asıl kitle,
Bu uçağın içinde, yolculuk yapıyor…
Bazen ahırdan çıkıp,
Tezekli üstüyle uçağa binen bile var…
Gerçi birkaç defa şahit olmuştum,
Aynı koltuğu, 3-5 kişiye sattıkları olmuş…
Meğer uçak şirketlerinin hepsi,
Öyle yapıyormuş…
Ama o kadar kusur, kadı kızında bile var…
Ben, bu şirkette
Kendimden bir parça buluyorum…
Dünyanın sayılı hava yolu şirketleri ile değişmem onu…

Neyse Allah(cc) nasip ederse yarın,
Saray Bosna’yı, sizlere tanıtacağım…

Bosna’ya gitmek için bindiğim uçak,
Çocuk karikatürleriyle giydirilmişti…
İstanbul’dan
Saat 15.00’de kalkıp, Saraybosna’ya saat 15.10’da inmiştik…

“Aaaaaaa” diye,
Kendi kendime, şaşkınlıkla soruyordum…

“Keşke uçakla değil de,
Yürüme gitseydim” diye düşünmüşüm…

Bu kadar kısa zaman içinde
Gittiğimiz mesafe, ne kadar olabilir ki?
Yürüme olarak, 5-6 saat kadar ancak olurdu?
Zaten uçakta uyumuşum…
Kuyruk tarafında, koridorda piknik yapanlar,
Yakar top oynayan çocuklar,
Çocuğunu salıncakta sallayan Anne ve
Onun çocuğu gürültü yapınca,
Bir anda kendimi atıp uyanmışım…
Bir de,
Bu özel havayolu firmasını beğenmezler…
Otele gitmek için
Bir taksiye binmem gerekiyordu…
Gayrı ihtiyarı
Saatime baktığımda hayret ettim…
Havaalanındaki saatler 15.30,
Benim saatim ise 17.30’du…
Anladım ki, buranın saati bizden 2 saat geride…
Meğer yolculuğumuz,
2 saat 10 dakika kadar sürmüş…
Yerleştiğim otelde
Biraz dinlendikten sonra şehir turu yapmaya gittim…

Bosna’da sabit kur var…
Bosna Hersek’in parası olan Mark,
10 yıldan fazladır,
0.50 Euro’ya eşitlenmiş durumda…
Türkiye,
Buradaki Camileri restore ediyor…
Bosna Hersek kalkınsın diye,
Oradan gelen mallara gümrük uygulanmıyor…
Türkiye,
Kendi halkından başka herkese, şefkatli elini uzatıyor…
1 Mark, 3,5 ₺ ediyor,
Alım güçleri, bize oranla çok iyi…
Bizim paramız,
Çok basit ülkeler karşısında bile değeri çok düşük…
Akşam olunca,
Saraybosna sokakları kapkaranlık…
Hava karardığında
Araba farları olmasa hiçbir yer görünmeyecek…
Fakat
Saraybosna’yı gördüğümde sanki
İsveç, Norveç, Belarus,
Ukrayna, Finlandiya,
Sokaklarında geziyorum gibi geldi bana…
Saydığım ülkeler gibi burada da kızlar,
Sarışın, uzun boylu, yeşil gözlü ve
Çok aşırı güzeller…
Hemen hepsi
Sanki bir tornadan çıkmış gibi, mankenleri aratmıyor…
Birde
Bize göre çok nazikler…
Tren, tramvay, otobüs gibi
Toplu ulaşım araçlarında bile çok insancıl
Ve
Birbirlerine karşı saygılılar…
Boş koltuğa oturmak için bile daha önce
Oturan kişilerden izin istiyorlar…
Resmi dairelerde mesai, 09.00’da başlayıp,
Öğle saat 13.00’de bitiyor…

Bugünlük bu kadar yeter…

20.08.2021

Bu yazıyı paylaş:

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 30 eseri bulunmaktadır.