DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Camiye Saldırı / Rahman Ayhan

CAMİYE SALDIRI…

Yaşın hiçbir önemi olmadan insanlar; aşk, şevk, hamaset ve muhabbetlerini kaybettiklerinde,

Mesleklerini bırakması gerekiyor…

Yaşı ilerlemiş ancak ruh olarak genç kalanların, işlerine devam etmesini kendi karar vermesi gerek…

Biyolojik yaşı geçkin ancak ruh yaşı olarak genç kalan bir Profesörün, 70-80’li yaşları, en verimli ve üretken zamanları olabilir…

Bir işi yaparken en önemlisi, heyecanını kaybetmeden çalışabilmektir…

Cerrah, eli titrediğinde, öğretmen, öğrencisine bir şey öğretemediğinde, rektör, üniversitesine bir şey veremediğinde, avukat, artık konuşamadığında, görevlerini bırakıp, emekli olmaları gerekmektedir…

Diyarbakır Ulu Caminde cuma namazında vaaz eden İmam: “Müslümanlar, birlik olun… Cemaatçik, Tarikatçık, grupçuklara kanmayın… Bunlar, Müslümanları bölüp, dünya menfaatine aldanan kişilerin, uydurduğu sahte kabadayılardır… Şayet yoldan sapmak istemiyorsanız, size, Allah(cc)’ın kitabı ve Peygamberin(as) sünneti yeter.” diye söylediğinde,

Binlerce insan heyecanla, onu dinliyorlardı…

İmam, heyecanından bir şey kaybetmemiş, halk, ağzından çıkacak, sözlere kilitlenmişti…

Bu hafta cuma namazı için hazırlanıp, en yakın Camiye doğru gitmiştim…

Fakat camiden içeri girince bir anda şaşırıp, donakalmıştım… Öğrenciler olmadığı için çok kalabalık olmayan camide, bazıları sağa doğru, bazıları, sola doğru yatmıştı… Bazı cemaat ise, oturur bir vaziyette ellerinde cep telefonları açık,  hareketsiz bir vaziyette duruyorlardı…

İmam ise kendi duyacağı şekilde mırıldanarak, bir şeyler söylüyordu…

Bu duruma şaşkınlıkla bakarken bir anda aklıma gelerek, kafama dank etti…

“Aman Allah’ım(cc)” diye, heyecanla bağırmışım…

Tabi yaaaaa, Yeni Zelanda’da Camiye saldıran şerefsizlerin, şimdiki hedefi bu Cami idi…

Yerde yatanlar vurulmuş, can çekişiyor, olmalıydı… Zaten imam da kürsüde vurulunca kendi duyacağı şekilde, Kelimeyi Şahadet getiriyordu, sanırım…

Telefonla oynayanlar ise o durumda vurulunca cep telefonları ellerinde, sosyal medyada geziniyor vaziyette idiler… Yaşlıca biri, can çekişiyor olacak ki, yattığı yerde sesli bir şekilde gaz kaçırıyordu…

Hemen bir şeyler aramaya başladım ve köşedeki elektrikli süpürgeyi görünce, koşarak elime aldım… Elektrik süpürgesini çalıştırarak, borusunu havaya kaldırıp bütün gücümle:

“Neredesiniz lannnn neredesiniz, adi şerefsizler, çıkın ortaya, köpeklerrrrrr” diye, bağırmaya başlamıştım…

Bir anda, vurulup yerde yatanlar ayağa kalkıp bana tepki gösterip, parmaklarını ağızlarına getirerek,

“Şiiişşşş sussssssssss” diye, işaret ediyorlardı…

Meğer Yeni Zelanda’da ki adi şerefsizler, buraya gelmemişlerdi… Cep telefonu elinde olanlar uyanmış, cep telefonları ile tekrar oynamaya devam etmeye başladılar…

Yatanlar ise benim bağırtımdan olacak uyanmış, “Bizi niye uyandırdın” der gibi, bana bakıyorlardı…

Az önce sesli bir şekilde gaz kaçıran yaşlı adama, “Ama amca, senin abdestin bozuldu.” deyince, yaşlı Adam: “Olur mu? yeni abdest almıştım.” diye, bana kızıyordu…

İmam, bütün bunlar olurken hiç istifini bozmadan, kendi söylediğini kendi duyar vaziyette,

Şivesi bozuk ve daha önce hiç okumadığı açıkça belli olan, önündeki kâğıdı okuduğunu sanıp, vaaz veriyordu…

İşte yaşarsak, daha neler göreceğiz… Bir tarafta binlerce kişiyi etkileyip, “ne diyor?” diye,

Dikkatlice ağzına bakılan bir İmam… Diğer tarafta milleti uyutup, abdestini kaçıran başka bir İmam…

Müftülük, milleti uyutması için bu gibi İmamları, özellikle mi böyle önemli Camilere veriyor, merak ediyorum…

Bu yazıyı okuyan Müftü, benimle temasa geçip aydınlatırsa, benim gibi bunları merak edenler olduğu için, aynen söylediklerini okuyuculara aktaracağım…

Ne demiştik; “Biyolojik yaşı ilerlemiş, ancak ruh olarak genç kalanların, işlerine devam etmesi gerek…”

Aslında, zamanı geldiğinde emeklilik de, iyi bir şey gibi görünüyor…

02.04.2021

Bu yazıyı paylaş:

2 thoughts on “Camiye Saldırı / Rahman Ayhan

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 14 eseri bulunmaktadır.