DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Maske/liler / Ramazan Seydaoğlu

Pandemiden sonra yeni normal hayatımızın bir parçası ve de yüzümüzün bir aksesuarı haline geldi maskeler.


Yüzümüzü iyice sarıp sarmalayan bu maskeler eskiden para etmezken; pandemiyle maske üreticilerine gün doğar oldu.  Rengarenk maskeler üretilmeye, kimi firmalar logolarını basmaya başladılar personellerine dağıttıkları maskelere. Fanatik bazı insanlar da takımlarının logolarını maskelere basmaya, bu tip maskeler tercih etmeye başladılar. Bir siyasi parti de kenarlarına Türk Bayrağı’nı bastığı maskeler dağıtmıştı. Bilim insanlarının bize yeterli gördükleri bir cerrahi maske yerine türlü türlü maskeler icat edilmeye ve sunulmaya başlandı. Üç katlı, telli, siyah telli, yumuşak elastik, mavi üç katlı, full ultrasonik, filitreli maske, desenlisi, çocuk maskeleri …. vs.vs. Bu yazıyı hazırlarken merak ile baktığım bir internet satış mağazasında yüzlerce çeşit görünce doğrusu hem şaşırdım hem de acaba bir bilim insanının şu savı gerçek mi olacak demekten kendimi alamadım. İsmini hatırlamadığım bir profesör demişti ki: “Nasıl ki depremlerle yaşamayı öğrenmemiz gerekiyorsa, öyle de maskelerle yaşamaya alışmalıymışız.” Yoksa diyorum şimdi, bu virüsü maske satıcıları mı icat etti acaba?

Maske üreticilerinin değil de, maskelilerin bu virüsle kesinlikle bir ilgileri vardır.

Hayatımızda o kadar maskeli var ki… Hangisini anlatsam şimdi!..

Kimileri karakterlerini maskeledi, kimileri yüzlerini, kimileri de geceyi kendilerine maske yapıp nice desiseler ve oyunlar oynadılar. Saf temiz hile-hurda bilmez insanları aldatıp durdu maskeliler. Onların saf ve temiz duygularını pis emellerine kurban ettiler. Her yüze güleni dost bilenleri kandırdılar. O şeytani gülümsemelerinin arkasındaki şeytanî hilelerini, yılanımsî zehirlerini yavaş yavaş zerk ettiler. Kurban farkına varınca iş işten geçmiş oldu her zaman.

Bir şeyi maskelemek, sarmak, saklamak, kamufle etmek, insanların bakışlarından kaçırmak, ifşa edilmemiş bir şeyi gizlemekte hünerlidirler o maskeliler.

Hayat boyunca insanlık neler çektiyse hep bu maske/liler yüzünden çekmedi mi? Kendini saklamak isteyen, kimliğini belli etmek istemeyenler hep bir maskenin arkasına sığınmadı mı? Kim kime, dum duma düzenlenen gecelerde, kimin kiminle, ne yaptığı anlaşılmasın diye maskeli balolar düzenlenmediler mi bunlar? Peki, nedir bu maskeli baloların sırrı? Neden bütün sahte yüzlüler böylesi balolarda bir araya geliyor? Bunların ince hesapları nedir? Yoksa dünyanın başına çorap örenler bu maskeli balolardan mı türüyor? 

Tarihte maskeyle dolaşan bir sürü karakterlere rastlıyoruz. Kimisi halk içinde kahraman olarak görülürken, bazıları da karanlık işler çeviren suç makinaları/şebekeleridir.

İnsanları açlıktan ölen ülkelerdeki yer altı ve yer üstü zenginlikleri ve o ülkedeki milletlerin geleceklerini/emeklerini sömürenler de gerçek niyetlerini maskelemediler mi? O Maskeli baloları icat edenler; “Bir elinde ekmek, bir elinde incil…” ile gittikleri Afrika’da, üçüncü dünya ülkeleri ve az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerdeki halkları aşiretlere, mezheplere bölüp, türlü türlü siyasi entrikalarla onları birbirlerine kırdırıp onların madenlerini ve sahip oldukları değerleri çalmadılar mı?

Dünyanın sonuna ilişkin hazırlanan kitaplar, yazılan senaryolar, çevrilen filmler bir bir gerçekleştirilmeye çalışılıyor. Bugün bize giydirdikleri maskeler ile nesilleri yok edip kendilerine kölelik yapacak ırklar türetmek ve geleceğe sahip olmak isteyenlerin yüzlerindeki maske açık açık sırıtıyor. Ancak bunu göremeyecek kadar gözlerimizi de maskelemişler.

Amerika kıtasının keşfinden sonra akıtılan milyonlarca Kızılderili yerlinin kızıl kanlarını elleriyle yüzlerine süren şeytanların giydikleri insani maskeler bizimle bir hayli yol gelecek gibi..

Bu yazıyı paylaş:

4 thoughts on “Maske/liler / Ramazan Seydaoğlu

  1. Qaleminiz güclü olsun, sayın yazar. Amma, maskeler sadece riyakarlığı gizlemir. Maskeler güzelliyi, özelliyi, masumiyeti kullanılmakdan, mahv edilmekden de korur. Dünya insanına daha pozitiv bir bakış açısından maskeler ruhumuzu da koryor mesajını da vere biliriz .

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 56 eseri bulunmaktadır.

Yazarın diğer yazıları