DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Nemrut Dağı / Güzin Osmancık

 Gücün, gizemin, tarihin taşlara yazılmış sırrı

 İsmini Hz. İbrahim(as)’i ateşe attıran Babil’in zalim hükümdarı Nemrut’tan alan bu dağ benim için adeta gizemin, tutkunun, gücün simgesi olan bir efsane.  Bu efsane 1881 yılında Almanya’dan Diyarbakır’a yol yapımı için gelen mühendis Karl Sester’in yol yapımı sırasına bulduğu yeraltı eserleri ile başlar.  Hani derler ya hiçbir şey gizli kalmaz, gerçekler bir gün mutlaka su yüzüne çıkar diye.

Bulunan bu eserlerin üzerinde birtakım Grekçe yazılar vardır. Bunlar çözüldüğünde Nemrut Dağı büyük bir merak ve önem kazanır. Adıyaman’ın Kahta ilçesine bağlı olan bu dağ yöredeki Anka dağları içinde bir tümülüs.  Yani içinde bir kral mezarını barındıran, üzeri toprak ile örtülü bir tepe.

 Bulunan bu yazıtlarda Kral Antiochos’un ağzından yazılmış bir metin yer almaktadır. Bu yazıtta Kral Antiochos, heykelleri kendisi için yaptırdığını anlatır. Nemrut Dağı’nın gizemi de bu yazıtlar ile birlikte tamamen çözülür.  

Daha sonraları ünlü Oryantalist Osman Hamdi Bey de bu çalışmalara dahil olup, bulunan taşınabilir eserleri Adıyaman müzesine taşırlar. Taşınamayan eserler ise hâlâ Nemrut Dağı’nda yer alan milli park içerisinde muhafaza edilir.

  Güney Anadolu dediğimiz bu yöre, Peygamberlerin doğup büyüdüğü, pek çok medeniyetlerin üzerinde hüküm sürdüğü, krallıkların kurulduğu kutsal topraklardır.

 Bugün, uzun seneler hayalini kurduğum Nemrut Dağı’na çıkma coşkusuyla öylesine doluyum ki.  2150 metre yüksekliğindeki dağa tırmanış için bütün hazırlıklarım tamam. Bu topraklarda uzun seneler hüküm sürmüş Kommagene Krallığına ait o devasa heykelleri görebilmek için geceden beri uykusuzum. Akşam gün batımını seyretmek üzere nihayet minibüslerimize binip yola koyuluyoruz.

  Minibüsler bizi bir yere kadar çıkartıp orada bırakıyorlar. Bundan sonrasını yayan olarak tamamlayacağız.

Tam da dağcıların çıktığı gibi bir tırmanışa kendimi hazırlamışken, çıkışı son derece kolay mermer basamaklar ile zirveye ulaşıyoruz.

 Şimdi yıllarca görmeyi hayal ettiğimKommagene Krallı I. Antiochos’ un yaptırdığı devasa taş heykeller ile karşı karşıyayım.

 Rüzgar, deniz, dağ, ağaç ve taşlar bizimle kendi hal dilleri ile konuşurlarmış. Dağın taşın toprağın bile gizlice Allah’a sığınıp yakarışları vardır derler. Bunlar da acaba hal dilleri ile benimle konuşuyorlar mı diye merak içindeyim. Dağlar taşlar Rabbimizin kudret elinde bulunan ilahi cevherleridir. Her şeyde olduğu gibi onların da hafızalarında sakladıkları gizli sırları vardır.  Taşlardan işlenen bu heykellerde neler gizlidir acaba? Neden medet umarak işlenmiş bu kadar heykel.

İşte şimdi karşımda sanatın, şiirin, güneşin, kâhin tanrısı Apollon.

Kommagena’nın kader tanrıçası Fortuna,

Tanrıların tanrısı, şimşeklerin, gök gürültüsünün, gücün simgesi Zeus.

Jüpiterin oğlu Herakles ve savaş tanrısı Ares.

Gökyüzünün tanrısı Helios.

Her şeyi gören göz, Mitra.

Göklerin hâkimi Oramasdes.

Çok tanrılı inançların kültürel yapısında ön plana çıkan özellik olan heykeller, şimdi karşımda öylece sessiz durup bana bakıyorlar. Karşılarına oturup saatlerce birbirimiz ile bakışıyoruz. Onca yükseklikte bu heykelleri niye yapmışlar diye sorguladığımda, krallığın korunması için oradan şehri kontrol altında tuttukları inancı akla geliyor.  

Heykellerin arasında Kartal ve Aslan figürleri de yer alıyor. Mitolojide kartal, koruyucu tanrısal gücü, aslan ise adalet ve kuvveti temsil eder. Ama tanrıların korunmaya ihtiyacı olabilir mi diye de düşünmeden edemiyorum. Belki de krallığın güç simgesi olarak yapılmış olabilirler.

Tümülüsün eteklerinde, yükseklikleri 10 metreyi bulan, tahtlarda oturan tanrıların bedenleri bulunmakta.  Başları ise yuvarlanarak ziyaret alanımıza inmiş.  2000 yıllık olan bu heykeller biraz yıpransalar da yine de bende bıraktıkları etki inanılmaz heyecan verici.

Rehberimiz bu arada durmaksızın buranın tarihi geçmişi ile bilgiler veriyor…

Hellenistik dönemin en çarpıcı örneklerinden olan heykeller Tanrıların gücünü kullanarak dağın tepesinden dünyaya hükmetmek amacı ile bu heykelleri yaptırmış. Heykeller pers sanatı ile harmanlanarak yontulmuş. Özellikle görmeyi çok istediğim horoskop kaldırılarak ziyaretçilerin görüşüne kapatılmış. Bulunduğu konumu ve

 Zodyak kuşağı üzerindeki 12 burcun dünya üzerindeki hareketlerini belirleyen horoskop o zamanın olanakları ile nasıl hazırlandığı büyük bir sırrı saklıyor.

Tanrıların dağı diye de bilinen dağda kral Antiochosun gömülü olduğu düşünülüyor. Kümülüsün altında belki de hazineleri ile birlikte yatmakta ama üzerine yığılan toprağın açılması ile büyük bir gizemin ortadan kalkacağı düşüncesi ile dokunulmuyor. Nemrut Dağı’nda şehirleşmeyi başlatan ilk uygarlık Persler olmuş Daha sonra bölgeyi Yunanlılar hakimiyeti altına almışlar. Sonraki süreçte bölgede hakimiyet bir kez daha değişmiş ve M.Ö I. yüzyılda Nemrut Dağı çevresinde Kommagene Krallığı I. Mithrades Kallinikos tarafından bağımsız bir devlet olarak kurulmuş.  Mithridathes’ten sonra başa gelen Kral I. Antiochos Theos, dağın tepesine kendi mezar-tapınağının yanı sıra, M.Ö. 62 yılında pek çok Yunan ve Pers tanrısının heykellerini yaptırmış. 141 yıl boyunca hüküm süren Kommagene Krallığı M.S. 72 yılında yerini Roma hakimiyetine bırakmış. Bu uygarlığın kalıntıları olan ve Nemrut Dağı üzerinde bulunan bu tanrı heykelleri günümüze kadar doğal şartlarda gelmişler. Bu günlerde bütün dünyanın ilgi kaynağı olan Tanrılar dağı Nemrut, binlerce turist akımına uğruyor. Nemrut Dağı, 1987 yılında UNESCO Dünya Mirası Listesi’ne alınan, iki bin yıllık kültürel zenginliği ile tüm dünyanın ilgisini çeken mirasımızdır.

Ömür denilen olgu, sadece canlılar için geçerli bir süreç midir? Eğer bu olguyu cansız varlıklar için kullanırsak taşın ömrünün doğadaki en uzun ömürlü malzeme olduğunu görürüz. Yıllar, asırlar, onları aşındırsa bile, yine de zamana direnen tek malzemedir taş. Bu sebeple çok eskilerde yaşanmış medeniyetlerin izlerini ancak taşlara kazınan belgelerden sürüyoruz.

 Uzun uzun oturup doyasıya seyrettiğim bu efsane dağı ve o gizemli heykelleri artık fotoğraflayarak arşivime kaydediyorum. Şimdi sıra selfie yapmaya geliyor. Ve çok uzun zamandır yapmayı çok istediğim bir şeyi nihayet gerçekleştiriyorum. Orada tanrı heykellerinin önünde geçip, Nemrut’un kızı türküsü ile bu hayalimi taçlandırıyorum.

Böylece yüzyılların taşlara oyulmuş tarihini doyasıya içimde yaşıyorum.

Bu yazıyı paylaş:

One thought on “Nemrut Dağı / Güzin Osmancık

  1. Kaleminize sağlık harika bilgiler öğrendim. Muhteşem bir tarihe sahip bu topraklarda yasadigimiz için çok bahtlıyız. Iyi ki varsınız 😍

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 26 eseri bulunmaktadır.

Yazarın diğer yazıları