DergiZan

Yazı ve Sanat Ülkesi

Sivas (Sevaste) Buriciye Medresesi (Hacı Mesud Medresesi) / Güzin Osmancık

İmzasını kapısına atmış eser.

Her sanatçının eserine imzasını attığı bir yer vardır. Bu bazen kubbe, bazen minber bazen hat yazıları veya çinilerinde gösterir kendini. Buruciye Medresesi de imzası kapısına atılmış bir eser.

Sanatçı sanatını icra ederken ruhunu benliğini kendini icra eder aslıda. Geçmişi, geleceği belki de ahiretidir taşa, ahşaba mürekkebe işlediği. Anlattığı aşkıdır, heyecanıdır, bağlı olduğu kültürü, belki de koca Sinan’ın yaptığı gibi kendi ile yarışıdır.

Sivas’a gelmek için bu kadar soğuk bir havayı seçmek ne kadar doğruydu bilmiyorum. Sıcak iklim insanı olarak bu soğuk ve karlı havadan oldukça etkilendim. Sivas Hava alanına indiğimde ince ince yağan kar ve bembeyaza bürünmüş bir şehirdi karşıma çıkan. Bir an önce gezilecek yerlerin heyecanı ile koyulduk yola.

Şimdi senelerdir resmini gördüğüm o kapının önündeyim. Kapı, kesme taş işçiliğinin zirve yaptığı bir eser. Burası Buruciye Medresesinin o meşhur taş kapısı.

Aslında medrese her ne kadar sanatsal anlamda olağan üstü bir güzellik taşısa da burada işlevsel olarak verdiği hizmet çok daha önemli. Çünkü burası bir ilim merkezi olarak kurulmuş. (1271) Fizik, kimya özellikle astronomi alanında eğitim verme amaçlı. Medresenin ismi bu eseri yaptıran Muzafferüddin Burucirdi den gelmekteymiş. Halk arasında Hacı Maksut veya Hacı Mesud olarak bilinen bu zat İranlı bir tüccar olup aynı zamanda Gıyaseddin Keyhusrevin de vezirlerinden de biriymiş. Türbesi de kendi eserinin içinde yer almakta.

 Selçuklular zamanın da Anadolu’nun en önemli merkezlerinden biridir Sivas. Selçukluların eserleri ile değerine değer katan şehir o dönemde en muhteşem eserler ile adından çok söz ettirir. Şehir, Roma döneminde Sebastia olarak bilinirmiş. Aynı zamanda Sebastia Megalopolis olarak da bilinmekteymiş.

 Marco Polo, anılarında gezdiği bu şehir için Sebastos ismini kullanmış.

Selçuklular döneminde iseismi Sevaste veya Sivaste şekline dönüştürülmüş. Şehir en parlak devrini de Selçuklu hükümdarı III. Gıyaseddin Keyhusrev zamanın da yaşamış.

Medresenin kapısında çektiğimiz resimlerden sonra sıra içerisini gezmeğe geliyor. Kafeterya olarak kullanılan büyük avluda aynı zamanda alışveriş yapılacak küçük dükkanlar var. Bina iki katlı olarak yapılmış. Küçük odacıklardan oluşan ikinci kat eğitim amaçlı kullanılmış. İçerisi ve diğer yönleri oldukça sade. Bütün işçilik hüneri medresenin kapısında gösterilmiş.

Anadolu mimarisinin en önemli özelliği olan simetriği burada da görüyoruz. Kapının iki yanında kuleler ve kapının üzerindeki yazı enerjisi ile sizi içeri davet ediyor.

Dışarı çıkık taş kapısı Mukarnas diye adlandırılan geometrik süsleme sanatı ile o kadar muhteşem dizayn edilmiş ki, hayran olmamak mümkün değil.   Genellikle İslam eserlerinde gördüğümüz bu mukarnas teknik denge düşüncesi, çokgen yıldızlar ile birlik anlayışının en güzel sembolize edilmiş halidir. İslam mimarisinde sembol dili çok kullanılır. Bütün duygu ve düşünceler, yaşanan olaylar sembol edilerek anlatılır. Bunun sebebi insanı düşünmeğe sevk etmesi, afaktan enfüse yönlendirmesi, iç dünyasını zenginleştirmesi, günümüzün deyişi ile beyin jimnastiği yaptırmasıdır. Giriş bölümünde sağda, kubbeli ve mihraplı bir mekân var burası mescitmiş. Solda yine kubbeli bir mekân var orası da türbe.  

Anadolu Selçuklu Devleti mimari özelliklerini taşıyan Buriciye Medresesi özellikle dönemin taş süslemelerini simetrik bir planda kullanmış. Medresenin bu özelliği tamamen klasik Selçuklu mimarisinin en mükemmel örneklerinden biri olarak bilinir. Üst kata her iki yanda bulunan merdivenler ile çıkılıyor. Bütün işçilik ana kapıda toplandığı için diğer yerler oldukça sade olarak bırakılmış. Eskiden avluda dershane olarak kullanılan odacıklar bugün alışveriş yapılacak dükkanlar olarak kullanılıyor. Hava o kadar soğuk ki, ortada kafe olarak kullanılan mekânda bir çay içimlik kadar dahi oturamıyoruz.

Hızlıca gezdiğimiz medresenin 13. YY da ki yaşamını gözlerimin önüne getirdiğimde böyle bir mekânın bir ilim merkezi olması, atalarımın ilme ve sanata ne kadar değer verdiği bir kere daha bana hatırlatıyor.

 Atalarımın kültüründe hanlar, medreseler, Kervansaraylar ve ibadethaneler çok önemli bir yer işgal eder. Bu sebeple onların sanata, İslâm’a, insana verdiği değeri kültürlerinde açıkça görebiliyoruz.

 Eşrefi mahluk olarak yaratılan insana yapılan hizmeti, Rabbine yapılan hizmet olarak şiar edinen atalarımızın bıraktıkları eserlerin hepsinin bir sanat harikası olması bu sebepten olsa gerek.   

Medresenin dışında daha gezeceğimiz pek çok yer var. Bir zamanlar Selçuklu Devletinin merkezi olan bu şehrin adeta her bir köşesine onların o ilahi ruhu sinmiş.

Soğuğun iliklerimize işlediği bugünde geçmişi yaşamak üzere medreseden ayrılıyoruz.  

Bu yazıyı paylaş:

One thought on “Sivas (Sevaste) Buriciye Medresesi (Hacı Mesud Medresesi) / Güzin Osmancık

  1. Sivas soğuktur bizim için oralara gitmişsiniz Allah razı olsun epey bilgilendik görmüş kadar olduk Güzin hanim

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Bu yazarın toplam 27 eseri bulunmaktadır.

Yazarın diğer yazıları